menu
Samos

Egenin Yıldızı Samos;

 

... tatlı şarap tadı,

... tertemiz ve güzel plajlarda uzanmak,

... ormanlık yamaçlarında yürümek,

... yaz festivallerinde çılgınca eğlenmek,

... etkileyici antik anıtlarda zamanda yolculuk,

... koyların berrak sularında yüzmek,

... deniz kıyısında Samos Uzosu ve mezeleri eşliğinde eşsiz lezzetleri tatmak,

... göz alıcı köylerde doğallığın huzurunu yaşamak....

 

Kuşadası'ndan kalkan feribotumuzla artık Samos sadece 9o dk uzağınızda... Biletinizi online olarak satın alabilir, ayrıntılı bilgi ve ekstra hizmetlerimiz için 7/24 08504950959 numaralı Çağrı merkezimizden destek alabilir, Whatsapp bağlantımıza tıklayarak sorularınızı direk olarak iletebilirsiniz.

timetable

SAMOS GiDiS DÖNÜS FERiBOT FiYATLARI
 

Ferry(Feribot)

Tax(Alan Vergisi)

Total(Toplam)

Daily Return (Günübirlik) 25 €* 10 € 35 €
Open Return (Açık Dönüş) 25 €* 20 € 45 €
One Way (Tek Yön) 20 €* 10 € 30 €
 0-6 yaş  Ücretsiz  Ücretsiz Ücretsiz
6-12 yaş 15€ 10€/20€ 25€/35€ 

Egenin Yıldızı Samos bu yazda sizleri bekliyor...
  • Feribot Bileti
  • Alan Vergisi
  • Samos Ada Turu
  • 1 Gece Otel Konaklaması
  • Limitsiz İçkili Tavernalı Akşam Yemeği

Hepsi dahil Paket olarak alırsanız;

0-6  yas Ücretsiz     6-12 yas 85 €    Yetiskin  99 €

Samos
1. Gün

Sabah saat 08.00’de Kuşadası Egeports Limanın’da Check-in işlemlerimiz için hazır oluyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerimizin ardından saat 09.00’da kalkacak olan feribotumuza biniyoruz. 80 dakikalık keyifli bir yolculuğun ardından Samos Adası Pythagorion Limanına yanaşıyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerimizin ardından, limandan kalkacak olan tur otobüsümüze biniyoruz. Rehberimiz ilk olarak Pythagorion kentini tanıtarak turumuza başlıyor. Birbirinden güzel evleri ve tertemiz sahili ile ünlü bu turizm cennetinde antikçağın mimarlık eserlerini ve 1824 yılında, Türk donanmalarından korunmak için antik kentin kalıntıları kullanılarak yapılan 400m uzunluğundaki Lykourgos Logothetis kalesini ve Metamorfosis kilisesini panoramik olarak görüyoruz.

Pisagor’un doğduğu antik Samos’un bir bölümü üzerine kurulan bu kentin adı Tigani iken, 1955 yılında Pisagor’u onurlandırmak için, onun adı verilerek Pythagorion olarak değiştirilmiş. Doğal ve tarihi güzelliklerin eşsiz birleşimiyle göz alıcı bir kasaba olan

Pythagorion limanı, Tiran Polykrates döneminden milattan önce 6. yüzyılda yapılmış ve Akdeniz’in ilk insan yapımı limanı olma özelliğini taşıyor. Pythagorion’nun etrafında görmeye değecek pek çok yer var. Adanın şarap ve deri üretimi ile ünlü ve bir liman, eğitim ve ticaret kenti olan Karlovasi’ye doğru yola çıkıyoruz. Yolumuzun üzerinde adanın tarım merkezi sayılan Koumaradei köyünü ziyaret ediyoruz.

Ünlü Pythagoras kupalarının yapıldığı bir seramık atölyesini ziyaret ediyor ve milattan önce 6. yüzyılda Pisagor’un icat ettiği “Adalet Kupası’nın yapımını izliyor ve nasıl çalıştığını ögreniyoruz. Kupanın içindeki sıvı belli bir seviyeyi geçtikten sonra, bir delik sifon görevini görmekte ve tüm sıvıyı boşaltmaktadır. Bardak bize hayat mesajları vermektedir: “Aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz.” Dileyen misafirlerimize gerek kendileri için gerekse de hediye etmek için bu olağanüstü tasarıma sahip kupalardan almalarını tavsiye ediyoruz. Bir dağ köyü olan Koumaradei’den adanın muhteşem manzalarına tanık oluyoruz. Muscat üzümlerinden yapılan şaraplarıyla ünlü bağların arasından geçerek Pirgos Köyüne varıyoruz. 750 kişilik nufusa sahip, denizden 390m yükseklikte.

Sarap, bal ve zeytinyağı üretimi yapılmaktardır. Özellikle bal üretimiyle ünlü Samos’un ünlü doğal ballarının tadına bakmak ve alışveriş yapmak için bir bal kooperatifinin satış mağazasına uğruyoruz. Dağ köylerinin arasından geçerek Karlovasi’ye varıyoruz. Efsaneye göre; Osmanlı filosu Samos Adasına yaklaşınca, karşılarına çıkan düz ovayı kaplayan, bembeyaz çiçek açmış badem ağaçlarının görüntüsünü kara benzetip adını Karlıova koyarlar.

pyrgos

Karlovasi adının buradan türediğine inanılıyor. Limanda yer alan eski şehir, orta şehir ve yeni şehir olarak üç yerleşimden oluşan, adanın büyüklük ve önem bakımından ikinci şehri olan Karlovasi, ticaret ve sanayi şehri olarak öne çıkıyor. Tabakhaneler geçmişte olduğu kadar günümüzde de adanın ticareti açısından önemlidir. Neo-klasik evler, zarif konaklar ve çok sayıda kilisenin çevrelediği bir tepenin en üstünde yer alan Agia Triada kilisesini panoramik olarak görüyoruz. Karlovasi’nin simgelerinden Agios Nikolaos kilisesine kısa bir ziyaret gerçekleştiriyoruz. Sonrasında Potami Plajına doğru yol alıyoruz. Bir fotoğraf molasının ardından adanın en güzel sahillerini, kayalıklarını, plajlarını ve köylerini görerek Kokari’ye doğru yol alıyoruz. Bir fotoğraf molasının ardından adanın en güzel sahillerini, kayalıklarını, plajlarını ve köylerini görerek Kokari’ye doğru yol alıyoruz.

Lemonakia Plajı’nda kısa bir fotoğraf molası ardından Kokari’ye varıyoruz. Kokarinin kelime anlamı “arpacık soğan”dır. Türkçe de halk dilinde küçük soğanları ifade etmek için kullanılan: kokarcık kelimesi ile bağlantılıdır. Adanın sayfiye yeridir. Rüzgârlı bir yer olduğundan windsurf yapmaya elverişlidir. Öğlen yemeği ve denize girmek için mola veriyoruz. Dileyenler Yunan mutfağının lezzetlerini tadabilir ve Ege Denizi’nin serin sularında serinleyebilir.

Daha sonrasında adanın başkenti olan Vathi ‘ye gidiyoruz. Şehir merkezinde, Samosluların yiğitliklerini simgeleyen aslan heykelini görüyoruz. Panoramik şehir turunun ardından saat 17.00 civarı Pythagorion şehrine geri dönüyoruz.

Adada konaklayacak misafirlerimizi otellerine bırakıyoruz. Feribotla Kuşadası’na dönüş yapacak yolcularımızı da llimana bırakıyoruz. Adada konaklayacak misafirlerimiz için, Pythagorion sahilinde ,sizler için seçmiş olduğumuz adanın gözde tavernalarından birinde, Sirtaki eşliğinde limitsiz içki ve fix menü akşam yemeklerimizi alıyoruz.

2. Gün

Hakkında epeyce bilgi sahibi olduğumuz Güzel Ada Samos’un tadını doyasıya çıkarmanız için bütün günü size bırakıyor ve Pasaport ve gümrük işlemlerimizin için saat 17.00 da Pythagorion limanında hazır oluyoruz. 18.00 de Kuşadasına geri dönüş yolculuğumuz başlıyor.


Paketlerimiz ve Fiyatlarımız

20 Nisan-31 Mayıs / 01 Eylül-15 Ekim

  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + 1 Gece Otel Konaklaması ---- 69 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + 2 Gece Konaklaması ---------- 89 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + Samos Ada Turu + 1 Gece Otel Konaklaması + Limitsiz İçkili Tavernalı Akşam Yemeği ----------- 99 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + Samos Ada Turu + 2 Gece Otel Konaklaması + Limitsiz İçkili Tavernalı Akşam Yemeği ------------ 119 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + Samos Ada Turu + 2 Gece Otel Konaklaması + 2 Gece Limitsiz İçkili Tavernalı Akşam Yemeği --139 €

01 Haziran-31 Agustos

  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + 1 Gece Otel Konaklaması ---- 74 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + 2 Gece konaklama  -----------  99 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + Samos Ada Turu + 1 Gece Otel Konaklaması + Limitsiz İçkili Tavernalı Akşam Yemeği ------------ 109 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + Samos Ada Turu + 2 Gece Otel Konaklaması + Limitsiz İçkili Tavernalı Akşam Yemeği ------------ 139 €
  • Feribot Bileti + Alan Vergisi + Samos Ada Turu + 2 Gece Otel Konaklaması + 2 Gece Limitsiz İçkili Tavernalı Akşam Yemeği --- 149 €

Verilen fiyatlar 3 yıldızlı ve özel belgeli oteller için geçerlidir.

İsteğe bağlı olarak 4 ve 5 yıldızlı oteller için talep halinde ilave ücret belirtilecektir.

Pakete Dahil Hizmetler:

  • Gidiş – Dönüş feribot bileti
  • 1 Gece kahvaltı dahil konaklama
  • 1 Gece limitsiz içkili fix menü akşam yemeği (Taverna)
  • Liman vergileri
  • Samos Adası Turu (Profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti)
  • Zorunlu Seyahat Sigortası (1618 sayılı Yasa Gereği düzenlenen Mesleki sorumluluk sigortasıdır.) Misafirlerimiz MG Sigorta güvencesindedir.

Pakete Dahil Olmayan Hizmetler:

  • Vize ücreti
  • Yurtdışı çıkış harcı(15 TL)
  • Her türlü otel ekstraları ve kişisel harcamalar
  • Müze ve ören yerleri giriş ücretleri
  • Öğle yemekleri
  • Ekstra tur ve araç kiralama hizmetleri
  • İsteğe bağlı Seyahat Sigortası ( 70 yaş üstü misafirlerimiz için sür prim uygulanmaktadır.)
Deniz'e karsı Limitsiz Içkili Tavernalı Aksam yemegi sadece 25 €...
4 çesit Meze+Salata+Balık+Limitsiz Icki ve daha birçok ikram...

Adanın en güzel restoranlarından Maistrali Tavern'de unutulmaz bir gece sizleri bekliyor.

Geleneksel Yunan mutfağının lezzetlerinin bolca sunulduğu, limitsiz içkili, canlı müziğin tüm gece devam ettiği taverna eğlencesine sizleri bekliyoruz.

Samos Adası mutfağı geleneksel yunan lezzetlerinin yanı sıra yerel tatları da içermektedir. Adanın merkezinde ve çevresinde taverna olarak adlandırılan restoranlar bulunmaktadır.

Merkezde bulabileceğiniz restoranların menüleri benzerlik göstermektedir. Geleneksel yunan mutfağına özgü salata çeşitleri başlangıç için tavsiye edilebilir.

Klasik Grek Salata, domates, soğan, irice doğranmış biber halkaları, bizim mutfağımızdaki tam yağlı beyaz peynirimize benzerlik gösteren büyükçe bir dilim feta peyniri, kapari taneleri, kekik, yerel zeytinyağlarıyla lezzetlendirilerek sunulur.

Bir diğer başlangıç olarak adaya özgü ızgara olarak servis edilen Mastello 2 büyük dilim halinde sunulmaktadır.

Ege mutfağının karşılıklı olarak bir bütün olduğunu düşünürsek fava, cacık, <, patlıcanlı meze çeşitleri, yaprak sarma gibi mezeler masanıza tavsiye edebileceğimiz aperatiflerdir.

Restoranlarda tüm deniz ürünlerini taze olarak bulabilirsiniz. Kalamar, karides, adaya özgü kurutulmuş ahtapot, kabuklu deniz ürünleri bolca tüketilebilir. Deniz ürünlerinin yanı sıra kırmızı et çeşitlerinin Yunan mutfağına özgü hazırlanmış çeşitlerini de bulabilirsiniz.

Souflaki çeşitleri, farklı soslarla tatlandırılmış biftekler tavsiyemizdir. Yemeklerinizin yanında karaflarda sunulan ev yapımı şarapları veya bölgedeki küçük içki endüstrilerinde geleneksel yöntemlerle üretilen Yunan rakısını (Uzo) deneyebilirsiniz. Uzo servisi karafaki adı verilen 20 cc lik şişelerde yapılır.

İçimi Türk rakısına kıyasla daha yumuşaktır. Bölgeye ait ve adı suma olan, üzüm yerine incirden yapılan, anasonlu veya anasonsuz sert rakıyı da denemenizi tavsiye ederiz. Bir çok restoranda uzo küçük bardaklarda tüketilir. Merkezdeki restoranlarda bizdeki rakı kadehlerine rastlamak mümkündür.

Sirtaki

Sirtakinin kökenine dair en yaygın teorilerden biri Sirtakinin Kasap Havasından doğduğudur. Hasapiko olarak da bilinen Kasap Havası, Osmanlı Döneminde İstanbul’da oynanan bir dans türü. İstanbul’un Fener ve Balat semtlerinde yoğunlaşan kasap locaları arasında doğan bu dansın figürleri kasapların günlük yaşamlarını ifade eder ve hayvanlar kesilmeden önce bir ritüel olarak hayvanın etrafında dönülerek, diz kırıp çökerek yapılırmış. Dönemin kasaplarının çoğu Arnavut kökenli olmasına rağmen, kasap havasının, yani Hasapiko‘nun, neden Yunan kökenli bir dans olarak tanındığı ise bilinmiyor. Zamanla Hasapiko ve Hasapiko Argo (Ağır Kasap), Hasapiko Grigoro (Hızlı Kasap) ve Hasaposerviko (Sırp Kasabı) gibi türevleri evrilerek yerini Sirtakiye bırakmıştır.

Kimileri Sirtakinin bir Zeybek dansı uyarlaması olduğunu iddia ederken, diğer yaygın bir bilgi de bu dansın Yunanistan veya İstanbul’da değil 1950lerde Fransa’da yaşayan Yunan göçmenleri tarafından Sirtaki olarak adlandırıldığıdır.

Birçok kişi de aslında Sirtaki diye bir dans türü olmadığını ve bunun bir film müziği olduğunu savunur. Bu görüşe göre Sirtaki, Nikos Kazancakis’in 1946 yılında yayınlanan Zorba adlı romanından uyarlanan Zorba the Greek (1964) filmi için usta Yunan müzisyen Mikis Theodorakis tarafından bestelenen şarkının adıdır. Zorba, geçmişindeki büyük acıları, hataları dansederek unutan ve hayata ancak bu şekilde tutunabilen bir adamın hikayesini anlatır. Zorba bu adamın adıdır. Filmde dansın rolü (Zorba karakterini canlandıran Anthony Quinn kadar olmasa da) oldukça büyüktür. Haliyle işin içinde dans olunca, müziğin de öneminin altını çizmek gerekiyor.

Samos
vathi

Sabah saat 08.30’de Kuşadası Ege Ports Limanı’nda Check-in işlemlerimiz için hazır oluyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerimizin ardından saat 09.30’da kalkacak olan feribotumuza biniyoruz. 80 dakikalık keyifli bir yolculuğun ardından Samos Adası Pythagorion Limanına yanaşıyoruz. Pasaport ve gümrük işlemlerimizin ardından, limandan kalkacak olan tur otobüsümüze biniyoruz. Rehberimiz ilk olarak Pythagorion kentini tanıtarak turumuza başlıyor. Birbirinden güzel evleri ve tertemiz sahili ile ünlü bu turizm cennetinde antikçağın mimarlık eserlerini ve 1824 yılında, Türk donanmalarından korunmak için antik kentin kalıntıları kullanılarak yapılan 400m uzunluğundaki Lykourgos Logothetis kalesini ve Metamorfosis kilisesini panoramik olarak görüyoruz.

Pisagor’un doğduğu antik Samos’un bir bölümü üzerine kurulan bu kentin adı Tigani iken, 1955 yılında Pisagor’u onurlandırmak için, onun adı verilerek Pythagorion olarak değiştirilmiş. Doğal ve tarihi güzelliklerin eşsiz birleşimiyle göz alıcı bir kasaba olan

Pisagor’un doğduğu antik Samos’un bir bölümü üzerine kurulan bu kentin adı Tigani iken, 1955 yılında Pisagor’u onurlandırmak için, onun adı verilerek Pythagorion olarak değiştirilmiş. Doğal ve tarihi güzelliklerin eşsiz birleşimiyle göz alıcı bir kasaba olan Pythagorion limanı, Tiran Polykrates döneminden milattan önce 6. yüzyılda yapılmış ve Akdeniz’in ilk insan yapımı limanı olma özelliğini taşıyor. Pythagorion’nun etrafında görmeye değecek pek çok yer var. Adanın şarap ve deri üretimi ile ünlü ve bir liman, eğitim ve ticaret kenti olan Karlovasi’ye doğru yola çıkıyoruz. Yolumuzun üzerinde adanın tarım merkezi sayılan Koumaradei köyünü ziyaret ediyoruz. Ünlü Pythagoras kupalarının yapıldığı bir seramik atölyesini ziyaret ediyor ve milattan önce 6. yüzyılda Pisagor’un icat ettiği “Adalet Kupası” nın yapımını izliyor ve nasıl çalıştığını öğreniyoruz. Kupanın içindeki sıvı belli bir seviyeyi geçtikten sonra, bir delik sifon görevini görmekte ve tüm sıvıyı boşaltmaktadır. Bardak bize hayat mesajları vermektedir: “Aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz.” Dileyen misafirlerimize gerek kendileri için gerekse de hediye etmek için bu olağanüstü tasarıma sahip kupalardan almalarını tavsiye ediyoruz. Bir dağ köyü olan Koumaradei’den adanın muhteşem manzaralarına tanık oluyoruz. Muskat üzümlerinden yapılan şaraplarıyla ünlü bağların arasından geçerek Pirgos Köyüne varıyoruz. 750 kişilik nüfusa sahip, denizden 390m yükseklikte. Şarap, bal ve zeytinyağı üretimi yapılmaktadır. Özellikle bal üretimiyle ünlü Samos’un ünlü doğal ballarının tadına bakmak ve alışveriş yapmak için bir bal kooperatifinin satış mağazasına uğruyoruz. Dağ köylerinin arasından geçerek Karlovasi’ye varıyoruz. Efsaneye göre; Osmanlı filosu Samos Adasına yaklaşınca, karşılarına çıkan düz ovayı kaplayan, bembeyaz çiçek açmış badem ağaçlarının görüntüsünü kara benzetip adını Karlıova koyarlar.

koumaradei

Karlovasi adının buradan türediğine inanılıyor. Limanda yer alan eski şehir, orta şehir ve yeni şehir olarak üç yerleşimden oluşan, adanın büyüklük ve önem bakımından ikinci şehri olan Karlovasi, ticaret ve sanayi şehri olarak öne çıkıyor. Tabakhaneler geçmişte olduğu kadar günümüzde de adanın ticareti açısından önemlidir. Neo-klasik evler, zarif konaklar ve çok sayıda kilisenin çevrelediği bir tepenin en üstünde yer alan Agia Triada kilisesini panoramik olarak görüyoruz. Karlovasi’nin simgelerinden Agios Nikolaos kilisesine kısa bir ziyaret gerçekleştiriyoruz. Sonrasında Potami Plajına doğru yol alıyoruz. Bir fotoğraf molasının ardından adanın en güzel sahillerini, kayalıklarını, plajlarını ve köylerini görerek Kokkari’ye doğru yol alıyoruz. Lemonakia Plajı’nda kısa bir fotoğraf molası ardından Kokkari’ye varıyoruz. Kokkarinin kelime anlamı “arpacık soğan”dır. Türkçe de halk dilinde küçük soğanları ifade etmek için kullanılan: kokarcık kelimesi ile bağlantılıdır. Adanın sayfiye yeridir. Rüzgârlı bir yer olduğundan rüzgâr sörfü yapmaya elverişlidir. Öğlen yemeği ve denize girmek için mola veriyoruz. Dileyenler Yunan mutfağının lezzetlerini tadabilir ve Ege Denizi’nin serin sularında serinleyebilir. Daha sonrasında adanın başkenti olan Vathi ‘ye gidiyoruz. Şehir merkezinde, Samosluların yiğitliklerini simgeleyen aslan heykelini görüyoruz. Panoramik şehir turunun ardından saat 17.00 civarı Pythagorion şehrine geri dönüyoruz.

Otelinize Online Rezervasyon Yaptırın

Profesyonel kadrosu ile tüm dünya otelleri ile bağlantı sağlayabilen gelişmiş rezervasyon sistemine sahip olan Barel Travel, gerek tatil gerekse iş seyahatlerinizde gideceğiniz noktada en kaliteli ve ucuz konaklama alternatiflerini beğeninize sunmaktadır. Dünyanın neresinde bulunursanız bulunun güven ile konaklamak tatilinizde veya yoğun iş temponuza ayak uydurabilecek profesyonel bir ekip ile çalışmak ,rezervasyonlarınızı en doğru fiyatlarla ve en kısa zamanda gerçekleştirmek istiyorsanız, sizlere Barel Turizm olarak hizmet vermekten gurur duyacağız. Aşağıdaki modül aracılığı ile otelleri en uygun fiyatlarla satın alabilirsiniz.

Telefon ile Otel konaklama rezervasyonu yapmak istiyorsanız;
0.256 614 44 63 - 0.850 495 0959 Call Center numaralarımızı arayarak yardım alabilirsiniz.

Doga Tarihi Müzesi

kaplan

Şimdi soyu tükenmiş olan Anadolu leoparlarından biri 1850'lerde (kimi anlatımlara göre 1830'larda) Dilek Yarımadasında şimdi Milli Park olan bölgede orman yangınından kaçıp yüzerek Samos adasına sığınır. Yıllarca köylere korku salıp kuzuları kapar. Adalılar yerel dilde hayvana kapláni adını verirler. Sonunda Mavratzei köyü yakınında kıstırıp bir mağaraya hapsederler. Haftalar sonra Yerasimos ve Nikos Gliarmis adlı kardeşler, nasıl olsa ölmüştür deyip mağaraya girerler. Kaplan ölmemiştir. Yerasimos'u paralar, ama Niko'nun tüfeğine yenik düşer. Bir ada efsanesine dönüşen hayvanın postunu doldurup vitrine koyarlar.
Birkaç el değiştirdikten sonra vitrin 1910-20'lerde romancı Alki Zei'nin şimdi adını unuttuğum alim dedesinin Vathi'deki evinin salonuna ulaşır. Zei'nin Vitrindeki Kaplan (To Kaplani sti Vitrina) adlı dünyalar şekeri romanı, kendi çocukluğunun hayal dünyasının perspektifinden, 1930'larda diktatörlüğün, faşizmin ve savaşın acılarını anlatır. Yunanca öğretmenimle o romanı okudum, üç ayda bitirdim. Şimdi baştan alınca bayağ akıcı okuyabiliyorum. Kaplan ve vitrini bugün Mitilini köyündeki Doğa Tarihi Müzesi'nde.
Tıpkı Zei'nin anlattığı gibi bir gözü kara, bir gözü mavi. Bilinen son akrabasını, hatırlarsınız, üç dört sene önce Diyarbakır'da vurdular.


Peyzaj ve Doğa

Samos adası Ege denizin doğu kısmında yer alıp, Küçük Asya'nın batı kıyılarında ve tarihi antik Efes kenti ve Kuşadası'nın karşısında bulunmaktadır. Samos adası yemyeşil dağlık bir ada olup, hafif bir Akdeniz iklimi ile birlikte Küçük Asya (Çeşme, Kuşadası ve Bodrum) kıyılarının iklimi ile pek çok benzerlikleri bulunmaktadır. Aynı zamanda peyzajda dört mevsim iklim değişiklikleri, nefes kesici bir duygu yaşatmaktadır. 

Sonbahar 'da sararmış yapraklar adanın her tarafını renklendiriyor. Kuşları yüksek dağ yamaçları karlarla kaplı, ilkbaharları yeşil hakim olup, çiçeklerin aşırılığa varması, yazları üzüm bağları ve buğday tarlaları, masmavi deniz ile birlikte gökyüzünün sıcak güneşi altında bir armoni içinde oynarcasına bir hava yaratıyorlar. Bütün bunlar, adanın yoğun ve zengin bitki türüne sahip olmasından kaynaklanıyor. Adada ve çevresinde "monachus monachus" adıyla anılan fok balıkları bulunmaktadır. 

Adanın doğal limanı Vathi'dir.  Pythagorion ve Karlovasi limanı yapay olup, Pythagorion limanının, Poliktrati döneminde, yani milattan sonra 530 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. 

Tarih

Tarihsel olarak Samos adasının birçok ismi vardır. Bazı kaynaklara göre Samos ismi İyon lehçesinden gelmektedir ve Sama sözcüğü yükseklik anlamına gelmektedir (adanın genelinde tüksek dağların bulunmasından dolayı). Adanın ilk sakinleri Kares ve Lelegesler olup, adaya Kiklad uygarlığını getirmişlerdir. Bunları sırasıyla Minıs ve Miken uygarlıkları izlemiştir. Milattan önce 900'lerde İyonlar adada görünmeye başlamışlar ve milattan önce 6. yüzyılda iktidarı zalim Polykrate ele geçirmiş ve o dönemde Samos adası büyük bir büyüme ve gelişme dönemine girmiştir. Samos güçlü bir donanmaya sahip olmuş ve Ege denizinde söz sahibi olmaya başlamıştır. Atina zalimi Pisistratous ve Mısır kralı Amasisin ile ittifak yapmıştır. 

Bu dönemde Darios milattan önde 479 yılında ise mimar Samios Mandroklis tarafından tasarlanan tekneler bir köprü ile Avrupa'ya gitmiş, Samoslular Yunan deniz gücü yardımıyla Mycale deniz savaşında Persler'i yenilgiye uğratmışlar ve Samos artık Atina ittifakının bir üyesi olmuştu. 

Roma İmparatorluğu döneminde özellikle Pythagorion'da birçok Roma yapıları inşa edilmiştir. Devamında Bizans İmparatorluğu adayı etkin Hıristiyanlık motiflerine uygun bir anlayışla yeni bir yapılaşmaya gitmişler ve bu zengin yapılaşma mirası günümüze kadar adada kalmayı başarmıştır. Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine geçmiştir. 1550 yılında Türkler, Osmanlı amirali Kılıç Ali girişimiyle, Sultan Kanuni Süleyman'ın izniyle adaya dışarıdan daha fazla insan getirmeye başladılar. Adada halka tanınan imtiyazlar ve Müslüman nüfusun adaya yerleşme yasağı adayı daha cazip bir hale getirmiş ve Yunanistan'ın diğer bölgelerinden insanların adaya yerleşmesine yol açmıştır. Adanın merkezi başkent olarak seçilmiştir.  

1805-1812 yıllarında gelecek olan Devrim için hazırlık çalışmalarına başlanılır. Osmanlı İmparatorluğu'na karşı yavaş yavaş tepkiler artmaya başlamış ve liderliğe Lykurgous Logothetis getirilmiştir. Devrim 18 Nisan 1821'de Samos'ta ilan ediliyor ve 8 Mayıs'ta Karlovasi'de ada bağımsızlığına kavuşuyor. 1830 yılında yabancı güçler Londra Protokolü ile varılan anlaşma sonucunda adanın Yunanistan toprakları dışında kalmasına karar verdiler. Samos'luların baskısı sonucu ada 1834 yılında Samos'luların egemenliği altında kalmasını sağladılar. Sermaya ticaretini artırmak için adanın başkenti merkezden taşınarak 1854 yılında Vathi'ye getiriliyor ve bayındırık ve yapılaşmaya hız veriliyor, eğitim sisteminin iyileştirilmesi Çin ve ileriye yönelik olarak her köyde okulların açılmasına ve aynı zamanda işletme okullarının kurulmasına karar veriliyor. Matbaalar kurulmuş, kitaplar ve gazeteler yayınlaşmış, önemli bilim eserlerin yazılışına başlanılıyor, matematik, tarih ve edebiyat al anında da birçok çalışmalar yapılmıştır. 1850 yılından sonra ticarette hızlı bir büyüme başlıyor, sanayi ve deniz taşımacılığı bu dönemde büyük bir rol oynuyor.

Balkan savaşlarının başlamasıyla birlikte ada halkında bir telaş ve korku hakim olmaya başlıyor ve 1912 yılında ada halkının Yunanistan'la birleşme arzuları artıyor. Zorlu ikinci dünya savaşı yılları Samos'luları yormuş, Samos'lular için zorlu dönemler başlamış ve 1960 yıllarının başlarında adadan yurtdışına ilk göçlerinin başlamasına neden olmuştur. Adada yeni bir kalkınma ve gelişim süreci 1980'li yıllarında turizmle birlikte gelmiş ve günümüze kadar devam etmektedir.

Antik yerleşim kalıntıları üzerine inşa edilen Pyhtagorion adını, Pisagor onuruna verilen addan almaktadır. Bugün adanın en ünlü ve en uğrak yeri olma özelliğini koruyor. Liman ve alışveriş merkezi caddeleri bütün turistik dükkanlar burada toplanmaktadır. Lokantalar her damak tadına uygun tavernalar, kafeteryalar ve barlar bulunmaktadır.

Sahil boyunca yelkenlilerin ve yatların arasında bir akşam yürüyüşü sizleri büyüleyecek, gündüz yürüyüşü ise yaseminlerle ve begonvillerle ve birçok çiçeklerle süslenmiş evlerin bulunduğu özenli sokaklarda yürümek sizlere ayrı bir heyecan ve keyif verecektir. Özellikle limandan Logothatis kulesine doğru yürüyüş, sizleri büyüleyecek bir cazibeye sahiptir. Sahil yolu üzerine Pisagor onuruna yapılmış Pisagor anıtına uğramayı sakın unutmayın.

Pythagorion’da Neler Yapabilirsiniz?

  • Sahil şeridinde dondurma ve taze portakal suyu keyfi
  • Mükemmel deniz manzarası ve lüks yatlar eşliğinde sabah kahvaltısı ve kahve keyfi
  • Ana cadde üzerindeki ve liman çevresindeki dar sokaklarda bulunan mağazalarda alışveriş keyfi
  • Burada bulunan sayısız restoranlarda öğle yemeği ya da romantik bir akşam yemeği
  • Pisagor heykeline doğru yürüyüş ve fotoğraf çekme

YAKIN DESTINASYONLAR

VOURLOUTES

Tsabou plajından sonra, yukarıya doğru köye giderken, yol üstünde, köy deniz seviyesinden 300 metre yükseklikte ve adanın en büyük ve güzel yerleşim yerlerindendir.  Samos’un en eski köylerinden olup (16. y.y. ) ve ilk yerleşimcileri Urla sakinleri olmuştur.  Görkemli evleri geleneksel revaklar ve birçok mağazaları, köyü geçmiş yıllarda doruğa çıkışını ortaya koymaktadır. Sokaklarda yürümek, güzel kiliseler görmek, kahveyle birlikte tatlı keyfini yaşamak, eğer oturup yemeye karar verdiyseniz, mutlaka nohutlu köfteyi yiyiniz.

Arabayla 5 dakika içinde dağa doğru yol alıp Panagia Vrantiani Manastırı’nı bulacaksınız.

AZIZ KONSTANTINOS – PLATANAKIA

Samos’tan 20 kilometre uzakta bulunmaktadır. Limanı ve plajıyla şirin bir sahil köyüdür. Hem yürüyüş, hem de taze balık yemek için sahil yoluna ininiz.

AMBELOS VE ŞELALELER

Aziz Konstantinos’u geçtikten sonra Ambelos’u gösteren trafik işaret levhasıyla karşılaşırsınız. 350 metre yüksekliğinde olup denize bakan bir balkonu andırıyor. Öğle yemeği ya da kahve için kilise meydanındaki geleneksel kahvehanelerde oturabilirsiniz. Çevredeki gür ormanlıklarda, şelalelerin bulunduğu istikamete doğru yol alabilirsiniz. Mesafe yürüyerek sadece 1 kilometredir.

MANOLATES

Uzun yıllar önce vakti zamanında Vourliotes köyündeki nüfusun artmasından sonra bir dizi köyden oluşan yerleşim yeri kuruldu.  Bu küçük köylerden biri olan Manolates adını, 1794 yılı civarında burada yaşamaya başlayan Manolis adlı bir kişiden alır.

Vathi kasabasından yaklaşık 20 kilometre uzakta yer alan Manolates, adanın kuzey kısmında yer alır. Karvounis dağlarının yamaçlarında, 340 metre yükseklikte yer alan bu geleneksel köy, Türkiye kıyılarının panoramik manzarasına bakan küçük ve yemyeşil bir alandır.

Manolates sakinleri genellikle tarımla ve özellikle de üzüm bağlarıyla uğramaktadır. Aynı bölgede zeytin ağaçları, elma ağaçları, ceviz ağaçları, kiraz ağaçları, kestane ağaçları ve narenciye ağaçları yetişiyor. Dağlık bir arazi olmasına rağmen, toprak son derece bereketlidir. Köye birçok farklı yoldan ulaşmak mümkündür.

4 kilometre uzunluğundaki dönemeçli asfalt yol, Agios Konstantios köyünü Manolates köyüne bağlıyor. Platanakia, Valeontades, Aydonia gibi bölgenin en güzel yerlerinden geçen akarsularla ve mükemmel bir deniz manzarasıyla büyüleyici bir hal alan rota, varış noktasına bile varmadan her ziyaretçinin kalbini fethediyor.

Bu rotanın sonunda, ziyaretçilerin, araçlarını bırakarak köyü keyifle gezebilecekleri geniş bir park alanı vardır. Büyük ağaçların ve kristal berraklığındaki su kaynaklarının arasından geçerek ormandan Manolates köyüne ulaşan yol ise macerayı seven ve jeep ile motosikletle dolaşmak isteyenler için idealdir.

Manolates köyünü yakındaki köylere bağlayan ve Karvounis Dağı’nın zirvesinde sona eren eski taş yol ise adanın en iyi yollarından biridir. Manolates köyündeki eski geleneksel evler, taş yollar, halen suyu akan mermer çeşme, St. Mary of the Spring Kilisesine adanmış olan kilise görülmeye değer eserler arasında.

Manolates Köyünü ziyaret ettiğinizde, köyün güzelliğinin yanı sıra küçük ve geleneksel kahvehanelerle, yerel ve ev yapımı yemekleri tadabileceğiniz tavernalarla, el sanatlarının satıldığı küçük mağazalarla ve yerel ürünlerle de karşılaşabilirsiniz.

Tarımla uğraşan geleneksel bir toplum ile sanatçılardan ve zaanatkarlardan oluşan bu harman sayesinde Manolates Köyü farklı bir doku kazanıyor rahatlamanızı ve akşamların tadını çıkarmanızı sağlayan aşina olduğunu bir his sunuyor. Şansınız yaver giderse, köy meydanında yaz akşamlarında düzenlenen ve canlı müziğin çalındığı ünlü ve gelenekselleşmiş festivallerden birine de rastlayabilirsiniz.

Kokkari geleneksel tarzını en güçlü şekilde koruyup, adanın en önemli uğrak turizm yerlerinden biridir. Etkileyici plajları milyonlarca kartpostal baskılarına neden olmuştur, çiçeklerle donatılmış bahçeleri, tarihi şirin sokakları, konuksever köy halkı, köyü adanın en güzel yerlerinden biri haline getirmiş. İnsana ve çevreye karşı dost turistik altyapıları, plajların dolup taşmasına neden oluyor ve limanda eşsiz bir tecrübe sunuyor.        

Burada her türlü barlar, lokantalar ve her çeşit kiralık malzeme satan dükkânlar bulabilirsiniz. Ayrıca beldede çok sayıda çok sayıda kiralık odalar bulabilirsiniz. Ayrıca beldenin çevresinde birçok otel mevcuttur. Bu otellerin birçoğu deniz manzaralı olup, harika konumları vardır. Gece hayatı daha çok barlarda başlayıp, limanda-sahilde romantik bir gece yürüyüşüyle sonlanıyor.

Kokari’de neler yapabilirsiniz?

  • Dar sokaklarda yürüyüş,
  • Yüzme ve su sporları,
  • Tavernalarda Samos uzosu ve mezeleri eşliğinde Romantik yemekler yiyebilir,
  • Mağazalarda yazlık elbise ve takı alışverişi yapabilirsiniz.

Denize girilecek yerler;

Sisam’ın en güzel plajlarından 4 ü burada bulunmaktadır.

  • KOKKARİ:Belde içinde tertemiz plajlar ve çocuklar için rüzgâr sörfü
  • LEMONAKIA:Aile için olup, Kokkari’den 2 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.
  • TSAMADOU:Arkadaş gruplarıyla beraber, tatil geçirmek için en iyi seçenektir. Plaj, bar ve insanı rahatlatan muhteşem bir panoramik manzaraya sahiptir.
  • TSABOU:Egzotik, etkileyici ve soğuk dalgalı denizi olan bir beldedir.

Karlovasi adanın en büyük ikinci şehridir. Paleo adanın en geleneksel beldelerinden biridir. Karlovasi’de yaşam 1600 yılından beri süregelmektedir. Şehrin sembolü olan Aziz Triadas kilisesi köyün en yüksek noktası olan limanın üst kesiminde bulunmaktadır. Buraya ulaşmak için arabayla olağanüstü bir yol güzergâhı takip edeceksiniz ve daha sonra pitoreks caddeler arasında be ya da on dakikalık yürüyüşten sonra buraya ulaşabilirsiniz.

Liman civarında otel üniteleri dışında, ne ararsanız rahatlıkla bulabilirseniz. Örneğin supermarket, turizm ofisleri, kafeteryalar, lokantalar ve yazlık sinema ve gece kulübüne varana dek her şeyi bulabilirsiniz. Sabah saatlerinde limanı ziyaret edip kısa bir yürüyüş yapabilir ve kahve içebilirsiniz. Ayrıca akşam yemeği için plaja yakın lokantalarda yemek yiyebilir ve geç saatlerde gece eğlencelerine eşlik edebilirsiniz.

Mesaio’da taştan inşa edilmiş meydan geleneksel mimari yapıya sahip evlerin arasında, en iyi lokantaları, restoranları bulabilirsiniz.

Yeni Karlovasi’de, yani şehir merkezinde, Belediye meydanı ve yakınında Ege Üniversitesi, Sağlık merkezi ve tarihi öneme sahip yapılar bulunmaktadır. Burada birçok ücretsiz belediye otopark bulabilirsiniz ve arabanızı park edip pazarın bulunduğu etrafında keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Karlovasi’de neler yapabilirsiniz?

  • Mağazaları dolaşabilir ve şehir merkezinin meydanında oturup kahve içebilir ya da dondurma yiyebilirsiniz.
  • Pitoresk eskiden limana doğru yürüyüş yapabilirsiniz.
  • Mesaio meydanında oturup yemek yiyebilirsiniz.

Denize girilecek yerler;

PARALIA POTAMI PLAJI

Ünlü Paralia çakıl taşlı olup ve kristali andıran tertemiz denize sahiptir. Burada plaj barı ve lokantalar- restoranlar bulabilirsiniz. Karlovasi limana sadece iki kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.

SEITANI – SEYTANI

Arabanızı ya da motosikletlerinizi yolun sonuna park ettikten sonra otuz dakika yürüyerek bu plaja ulaşabilirsiniz.

BÜYÜK SEİTANİ – SEYTANİ

Küçük Seitani’den – Seytani’den otuz dakika uzaklıktadır. Ayrıca tekneyle gidebilirsiniz.

Karlovasi’de görülmeye değer neler var?

  • Porfıria Okul Binası
  • Igemoniko Sarayı
  • Kimisis Thetokou Katedrali
  • Vursodepsias müzesi ‘Eski tabakhane Talambekou – Sunadivou üretim sürecini ayrıntılı bir biçimde sunuyor, arşiv görüntüleri, fotoğraflar ve araçları sizlere yardımcı olacak biçimde dönemin ruh haline girmek ya da ruh halini yaşamak için ve çalışma biçimlerini iyi ve nasıl çalıştığını anlamamıza yardımcı olacak şekilde anlatıyor.

Potami Plajında görülmeye değer neler var?

  • Metamorfosi kilisesinin üst kısmında bulunan Venedik kalesi
  • Etkileyici şelaleler ve tabiiki Sisam’ın güzel plajlarından birinde yüzmek

ŞELALELER

Ünlü Karlovasi şelalesi uzun yıllardır ziyaretçiler için en önemli uğrak yeridir. Kolay bir yol güzergâhı izleyerek Metamorfosi’yi geçip Potami’ye geçip nehir boyu yürüdükten sonra küçük şelaleye ulaşabilirsiniz. Yürümeye devam edip, büyük şelaleye ulaşmadan önce biraz tırmanma ve yüzebilirsiniz. Güzel panoramanın ötesinde her şelalenin önünde oluşan küçü gölcüklerde yüzme keyfini yaşayabilirsiniz.

Büyük şelaleye bir saat yürüyüşten sonra ulaşabilirsiniz. Çok dikkatli olunmasında yarar var, çünkü cep telefonu burada çekmeyebilir.

YAKIN HEDEFLER – DESTINASYONLAR VE KOYLER

PLATANOS KÖYÜ

550 metre yükseklikte bulunmaktadır ve adanın en eski köylerinden biridir. Platanos suyu için çok şeyler yazılıp çizilmiş ve söylenmiş, Ege adalarının muhteşem manzaralarına sahip olup birçok yerli ve yabancı turisti buraya çekiyor. Özellikle Ağustos’un on beşinde Yunanistan’ın her yerinde olduğu gibi burada da dini bayram kutlanıyor. Köyün meydanında kristal renkli bol kaynak suları, ziyaretçilere susuzluklarını gidermek ve çınar ağaçları arasından yokuş tırmanarak yürüyüş yapmalarına olanak ve güç verir. Okulun görkemli mimarisi, kafeler, fırınlar ve meydanda bulunan dükkânlar sizleri biraz daha burada alıkoyacaktır.

LEKKA

Orta Karlovasi’den başlayarak, güney batıya yönelerek sadece beş kilometrelik yolu kat ettikten sonra Lekka köyüne ulaşmış olacaksınız. Bu köy Osmanlı İmparatorluğu egemenliği döneminde kurulmuştur. Köy meydanı bir balkon gibi olup Karlovasi’ye bir panoramik bakışı vardır. Lezzetli bir kahve ya da uzo için burada oturabilirsiniz. Buradan yokuş aşağı en yakın belde olan Çourlayi’ye yönelebilirsiniz, çınar ağaçlarının ve suların arasından Potami Plajına götürür.

Samos'a bir günlük gezi için geliyorsanız, bütün gün adanın başkentinde, yani Vathi'de kalabilirsiniz. Vathi şehri adanın idari merkezi olup aynı zamanda Neo-klasik yapıların ve geleneksel Samos mahalleleriyle birleşimi konuklara ayrı bir heyecan yaşatıyor. 

Themistokles Sophoulis doğal sahil yolundan yürüyerek şehir merkezinin içlerine doğru pazarın bulunduğu Kare Pisagor Leontario caddesine ulaşırsınız. Oradan şehir merkezinin merkezi alanına yani çay bahçelerinin ve Belediye Binası'nın bulunduğu noktaya ulaşırsınız. 

Buralarda turizm büroları, oteller ve kiralık odalar bulabilirsiniz. Ayrıca buralarda araba ve  motosiklet kiralayabilirsiniz. Lokantalarda yemek yiyebilir, alışveriş yapabilir ve geceleri de eğlenebilirsiniz. Bütün sahil boyunca yani hastaneye varana kadar yazlık barlar burada toplanmıştır.

Vathi’de neler yapabilirsiniz?

  • Sahil yolunda yürürken dondurma keyfi
  • Aslanlı meydanda kahve keyfi
  • Ticari sokakta alışveriş
  • Küçük meze dükkânlarında öğle yemeği yiyebilirsiniz.

Görülmeye değer neler var?

  • Arkeoloji müzesinde Koursa ve İyon döneminden kalma nadir buluntular. Arkeoloji müzesi şehir merkezinde olup, belediye binası katedralin yanındadır. Koleksiyonları, eski heykelcilik, seramik, bronz, fildişi ve ahşap eserler, başka klasik ve antik arkeolojik buluntular içermektedir. Müzenin en önemli parçası 5 metre boyundaki devasa Kouros heykelidir.
  • Belediye binası ile belediye sanat binası ve belediye parkı.
  • Samos Şarap Müzesi – Şarap müzesi şarapçılık kooperatifleri birliği tesislerinde bulunmaktadır. Orada Samos şarabının tarihi hakkında ve üretim yöntemleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Ayrıca büyük şarap varillerine hayran kalıp, varillerde olgunlaşan Samos’un en iyi şaraplarını tatma şansına sahip olacaksınız.

YUKARI VATHI

Eğer geleneksel mimariyi, şirin dar sokakları, iki katlı taş evleri beğeniyorsanız ve dar sokaklarda yürümeyi seviyorsanız, o zaman, yokuşlu yolları tırmanarak Yukarı Vathi’ye gidebilirsiniz.

  • İlköğretim okulunun bulunduğu Neo-klasik bina
  • Kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan ve Samos körfezinin muhteşem görüntüsüne sahip olan modern açık hava tiyatrosu.
  • En eski kiliselerden biri olan Aziz Yannakis kilisesi.

Heranion havalanından sadece altı kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Heraion birçok küçük otelleriyle modern bir turizm beldesidir. Sahil yolu yürümek için ideal bir yerdir, aynı zamanda alışveriş yapmak, yemek yemek için birçok kafeterya mevcuttur.

Belde’nin sağında ve solunda birçok küçük plajlar bulunmaktadır. Ayrıca Papa Beach plajı beldeye yaklaşık bir kilometre uzaklıktadır. Burada tam donanımlı plaj barları bulunmakta ve bütün gününüzü burada geçirebilirsiniz.

SARAKNİS KULESİ

1570 yılında Nichola Saraknis tarafından yaptırılmıştır. 1562 yılında adanın Türk amiral Kılıç Ali tarafından verilmiştir. Bu olağanüstü yapı 13 metre boyutunda olup 6,5 metre genişliğinde ve 11 metre yüksekliğe sahiptir. Berkitme tipi bir yapı olup üç katlı olan yapı tamamen kesme taşlardan inşa edilmiştir. Yanında 1602 yılında yapılan Aziz Yanni ve Aziz Georgio kilisesi duruyor.

HERAION

Tanrıça Hera'nın doğduğu bu bölgedeki tapınağın iç kısmında tanrıça onuruna yapılmış bir heykel varmış. Yapı modelleri İon dönemine ait olan Tapınak inşa edildiği zaman dönemin en büyük tapınağıymış. Özellikle zalim Polykrates döneminde ticari ve deniz taşımacılığı artıyormuş ve arkeolojik alan biçimi değiştirilip zenginleştiriliyormuş. Tapınak çevresi ise etrafında bulunan yapılar nedeniyle küçük eyaleti andırıyormuş. Kutsal olun uzunluğu beş kilometre olup şehir merkezini kutsal tapınağa bağlıyormuş. Yolun solunda ve sağında çok önemli sanat eserleri, heykeller, erkek heykeli ve kızları diğer tanrıların tapınakları varmış. Yılda iki kez Heraea ve Tonaia için çeşitli ritüeller, kurbanlar adanıyor, spor oyunları ve çeşitli müzik etkinlikleri düzenleniyor. Anıt 1992 yılından beri UNESCO tarafından korumaya alındı ve NATURA 2000 programı tarafından korunuyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramaktadır. Tapınağın ve bölgenin önemli bulguları yurtdışındaki müzelerinde bulunmaktadır.

Marathokampos Kerki’nin güney eteklerinde amfitiyatro şeklinde inşa edilmiştir. Körfeze doğru panoramik bir görünüşü olup, Patmos ve Agathonisi’ye bakan benzersiz bir güzelliğe sahiptir. Kıyı kısımları adanın en hızlı büyüyen turizm merkezlerinden biridir. Büyük köye doğru yürüyüş yaparken yapıların çeşitliliği, mimarisi dikkat çekiyor. Buradaki mimari Yunanistan’ın Epir bölgesindeki mimariyle aynı figürleri taşıması dikkat çekicidir. Su kaynakları olan birçok çeşme inşa edilmiş olup, güzel kemerler bulunmakta ve küçük Arnavut kaldırımlı sokaklarına hayran kalabilirsiniz. Marathokambos’tan yokuş aşağı inerken Marahokambou’ya yani liman köyüne ulaşıyoruz. Liman çevresinde birçok balık lokantası ve tavernalarla klasik sahil köyü görünümünü koruyor.

Ormo’nun hemen yanı başında turistik bölge olan Kambos bulunuyor. Burada berrak suları ile geniş bir çakıl taşlı plaj başlıyor. Yaz aylarında burası çok sıcak olup geceleri ise dolunayın büyüleyici atmosferine kapılabilirsiniz. Sahil boyunca lokantalar, kiralık odalar ve sakinliğiyle dikkat çeken barlar bulunmaktadır. Buradaki plaj o kadar büyüktür ki insanın kendisini bir anda birçok insanın arasında bulması da mümkün, diğer taraftan bir köşede yalnız kalması da mümkün olabiliyor.

Denize girilecek yerler;

  • VOÇALAKİA: Deniz ve plaj kenarındaki tavernalara gidip yemek yiyebilirsiniz.
  • PSİLİ AMMO: Belde içinde çocuklar için tertemiz plajlar mevcuttur.
  • BALOS: Liman’dan iki kilometre uzaklıkta bol yemek çeşitleri ve büyük plajıyla ilginizi çekeblir.

KISA YÜRÜYÜŞLER

Ova’dan yürüyerek Marathokambou’ya ulaşabilirsiniz.

  • Kerki’de bulunan Evaggelistra manastırına doğru yürüyüş,
  • Pisagor mağarasına doğru yürüyüş,
  • Meryem Ana Sarantaskaliotissa mağarasına doğru yürüyüş yapabilirsiniz.

PİSAGOR MAĞARASI

Muhteşem manzaralı Kerki eteklerinde bulunmaktadır. Mağara beş metre çapında büyük bir salonu olup ve küçük odalardan oluşmaktadır. Pisagor zalim Polykrates’in baskısından ve kovalamasından kurtulmak için bu dini açıdan kutsal sayılan mağarada yaşamıştır. Ziyarete açık olup işaret levhalarını takip ederek mağaraya kolayca ulaşabilirsiniz.

KUTSAL EVAGGELISTRIAS MANASTIRI

Kerki tepesinde bulunmaktadır. Kerki’nin 700 metre yüksekliğindeki noktada bulunuyor ve on iki adalara Fournos’u cepheden gören eşsiz bir görünüme sahiptir. Buraya ulaşmanı için öncelikle Voçalakia’dan gelen toprak yolu 400 metre yüksekliğindeki noktaya kadar olan kısmı takip etmeni gerekir ve ondan sonra yokuş aşağı yolu takip ederek bu manastıra ulaşabilirsiniz. Manastır’dan sonra devam eden yolu takip ederek Sisam adasının en yüksek kısmına yani zirvesine ulaşabilirsiniz. Kerki zirvesinin adı Vigladır ve 1434 metre yüksekliğe sahiptir.

YAKIN DESTINASYONLAR

KALİTHEA KÖYÜ

Sakin bir köy olup kerki eteklerinde bulunmaktadır. Kuzeybatı yönünde olup, İkaria’ya ve Sakız adalarına bakan panoramik bir konuma sahiptir. Köyün en önemli özelliği güzel ve büyüleyici gün batımlarına sahip olmasıdır. Buradan sahil boyu yürüyüp Aziz İsidoros’a gidebiliriz, ayrıca beş kilometre uzaklıkta bulunan ve hala açık olan ünlü tersaneye varabiliriz.

KOUMAYKA KÖYÜ

Marathokambou’nun doğusunda zeytin bahçeleri arasında inşa edilmiş güzel bir köydür. Köy meydanında kahvehaneler, büyük bir çınar ağacı ve eski çeşmeler ve bunlardan akan kristal renkli bilgenin kaynak suları. Ayrıca çiçeklerle süsleniş rengârenk geleneksel ada evleri bulunmaktadır.

Buradan aşağı doru inerek Balos sahil köyüne gidebilirsiniz ve orada denize yakın tavernalar bulabilirsiniz ve çakıl taşlı sahil ve buz gibi deniz suyuyla karşılaşabilirsiniz.

ÜZÜM BAĞLARI, ŞARAP VE UZO

Dionisos Sisam’a asma ağacı hediye ettiğinde sanki adayı asma bahçeleriyle vaftiz etmiş ve adayı bununla özdeşleştirmiş gibiydi. Antil çağdan beri Sisam meşhur şarabıyla anılıyordu. Yıllar boyunca gezginler her zaman üzüm bağlarından söz ettiler. Bugün adada birçok çeşit üzüm yetiştiriliyor, ama küçük çekirdekli Muscat üzümü en ünlüsü olanıdır. Dünyanın ödüllü en iyi tatlı şarabı olup aynı zamanda son derece sek beyaz şarapta üretiliyor. EOSS birçok ülkeye büyük miktarda şarap ihraç etmektedir. Katolik Vatikan kilisesi dini ayinleri için özellikle Sisam’ın tatlı şaraplarını kullanıyor.

Üzüm ezmesinde çok değerli şıra dışında aynı zamanda uzoda elde edilebiliyor, yani presslenmiş üzüm posalarında çok büyük değeri vardır. Bu posalar büyük bir süre bekletilmesinden sonra Souma ve Uzo’yu elde ediyoruz. Souma bir damıtılmış aromatik uzo olup, yoğun Muscat aromalı üzüm olup herhangi değişik ilave değerinin yüksek olmasına özen gösteriyorlar. Bizim sizlere önerimiz Sisam Uzo’sunu mezeler eşliğinde içiniz.

ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞLARI

Kutsal kabul edilen zeytin ağaçları eski çağlardan beri adada var olmuştur. Zeytini restoranlarda deneyebilirsiniz ve tüm hediyelik eşya satan veya yiyecek satan dükkânlarda bulabilirsiniz.

Sisam adasının zeytinlerinin karakteristik özelliği ürünün dip zeytini olmasıdır. Bu mükemmel ve çok değerli yiyecek olan zeytinyağını restoranlarda ticari amaçlı dükkânlarda bulmak oldukça zordur. Eğer köylerde dolaşırsanız bu ürünleri orada bulabilirsiniz.

SİSAM MUTFAĞI VE GASTRONOMİ

Keşkek veya kutlama. Bu resmi kutlama yemeği kazanlarda çok büyük miktarda pişirilir ve aynı günde bütün köy halkına dağıtılır. Keşkek buğday ya da pirinç ve etle yapılır.

Oruçlu dönemlerde ise etin yerini nohut alıyor.

Lokmalar tatlı bir yiyecek olup şarap gibi Sisam adasının geleneksel yiyeceğidir. Ev hanımları resmi kutlamalarda, festivallerde, düğünlerde, vaftiz törenlerinde ve yeni yılda lokma yaparlar.

Sisam’da kızartılmıştır hamurdan yapılıyor, küçük pideler şeklinde yani on santimetre boylarında yapılıp daha sonra yağda kızartılıp üzerine rendelenmiş peynir ya da bal dökülmüş bir şekilde servis edilir.

NOHUT KÖFTESİ

Ege’de ve Sisam’da çok yaygın olan tipi bir meze çeşididir ve mutlaka denemenizi tavsiye ederiz.

KABAK BÖREĞİ

Hem börek şeklinde yapılık içine sarı kabak, peynir, yumurta ve rezeneyle tavada yapılıyor, hem de sigara böreği şeklinde yapılıp içine sarı kabak, pirinç ve tarçınla doldurulur.

Sisam incirleri çok tanınmış ve bilinen olup hem taze hem de kurutulmuş şekilde tüketilir. Şifalı bitkiler konusunda Sisam’ı diğer bölgelerden ayıran filiskin şifalı bitkisidir. Bu çok bilinen ve tanınan bitki bilimsel adı Mentha Pulegiumdur. Eski çağlardan beri bilinen bir bitkidir. Theoprastus Eresios Sisam filiskini için kalite bakımı anlamında en iyisidir demiş. Toplanıp kurutuluyor ve çay şeklinde kaynatılıp tüketiliyor.

Fiyatlarımız bilgi amaçlıdır. Kesin Rezervasyon için lütfen bizimle iletişime geçiniz.

Pythagorio

Aktiviteler

Spor | Deniz | Dagcılık

Samos

Kokkari rüzgarlı bir bölge olduğundan turistlerin rüzgar sörfü yapmak için tercih ettikleri en popüler yerdir. Su sporcuları kendi ekipmanları ile buraya gelir ve rüzgar sörfü yapmak için her daim çok elverişli olan adanın bu noktasında eğlenceli saatler yaşarlar.

Pythagorion sahilinin bulunduğu alandan tekne kirayabilir, kayak, kneeboard, manaski, su kayağı ve çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Potokaki'de plaj voleybolu ve futbol oynayabilirsiniz.

Yelken, rüzgar sörfü, dalış, jet ski ya da sade kano ise yapabileceğiniz diğer aktivitelerden....

Yürüyüs | Dag Bisikleti

Samos

Samos onlarca yürüyüş parkurlarıyla ünlüdür. Nisan ayından Ekim ayının sonlarına kadar birçok Avrupalı ve dünyanın değişik yerlerinden gelen yürüyüşçülerle adada karşılaşabilirsiniz. Bu yürüyüşçüler, yürüyüş güzergâhlarında bulunan yamaçları, zirveleri hafif teçhizatlarsa altüst edip, doğanın ve yürüyüşün bütün güzelliklerinin keyfine varırlar.

Cep telefonu yanınızda bulundurmanız tavsiye edilir. Kaldığınız yerden çıkışta (otel ve arkadaşlarınızı v.b.) mutlaka nereye gittiğiniz ya da nerede olduğunuz konusunda bilgilendirmeniz ve acil telefonları bilmenizde fayda var.

At Binme | Jeep Safari

Samos

Ata binmek isteyenler, binicilikle uğraşan merkezlere, yani Potokaki'ye, Aziz Konstantino'ya ve Arkoudolakka bölgesinin yanında bulunan Paleokastro'ya yönelmeleri gerekiyor.

Dağlık kesimi fazla olan adada çok keyif alacağınızı düşündüğümüz Jeep ve Atv Safari için ise yanınıza özel haritaları alıp Karvani'ye (Ambelos'a) doğru gidebilirsiniz.

Kiraladığınız Jeeple ya da ATV ile güzel güzergâhlarının keyfini çıkarabilirsiniz.