menu
Mikonos

 

Mikonos Adası, Beyaz Cennet!


Ege’nin bu küçük adasında gezmeye değer oldukça fazla yer var.

Mikonos’a gelenler; tertemiz denizi, hareketli plaj partileri ve sabaha kadar süren gece hayatını bir kenara bıraksa bile adaya yine de hayran kalır. Ada küçük olduğundan, görülmesi gereken tarihi yapılar da müzeler de birbirine çok yakındır.

Turistlerin en sevdiği noktalar birbirine yürünecek mesafededir. Bu sayede kültürel geziler bir-iki güne sığabilir ama deniz keyfi de eklenirse Mikonos’u tam anlamıyla keşfetmek için ideal süre 4 gün olacaktır.

Mikonos Adasına gitmek için en makul seçenek Samos adasına geçip, oradanda Karlovasi limanından her akşamüstü olan yunan iç hat feribotuyla ulaşım salamaktır. Tercih ederseniz Celestyal gemisinin 3 ve 4 gecelik programlarında Mikonos'ta bir duraktır.

Feribot bileti almak için Tıklayınız

Mikonos, Kiklad Adaları grubunda yer alan, Yunanistan’a bağlı bir Ege adasıdır. Adada Yunan mimarisi ve yaşam tarzı hakimdir. Yerel halk Yunanca konuşur ve Rum-Ortodoks Hristiyanlardır. 86 kilometrekarelik yüz ölçümüyle grubundaki diğer adalara kıyasla oldukça küçük kalır.

Mikonos, yel değirmenleri, kartpostallardan fırlama gün batımı, masmavi denizi, kiliseleri ve eğlence hayatıyla ünlüdür. Özellikle son yıllarda popülaritesini iyice arttıran Mikonos, Yunanistan’ın en çok bilinen turist destinasyonlarından biri olmuştur. Bu turist akını sayesinde yerel halk da İngilizceye alıştığından, adada İngilizce anlaşmak gayet kolay olacaktır.

Tıpkı diğer Yunan adaları gibi bu adanın da Yunan mitolojisinden nasibini almış ve efsanevi olaylara tanıklık etmiş olması hiç şaşırtıcı değildir. Mikonos aslında adını komşu ada Delos’un kralının oğlu Mikonos’tan alır. Bu sebeple Mikonos ve Delos adalarının tarihi birbiriyle çok ilişkilidir. Mitolojiye göre Herkül’ün görevlerinden biri devlerle savaşmaktır. Öldürdüğü devler denize düşer ve efsaneye göre bu devler şekil değiştirerek Mikonos adasını oluşturan kayalıklar haline gelirler. Delos’un gölgesinde kaldığı için antik çağlarda hakkında çok fazla bilgiye ulaşılamayan Mikonos’ta aynı zamanda Apollo ve Artemis’in doğduğuna inanılır.

Orta Çağ’da farklı uygarlıkların sahip olduğu Mikonos, 1207 yılında diğer Kiklad Adaları ile birlikte Venediklilerin eline geçmiştir. Yaklaşık 300 yıl Venediklilerin hükmünde kaldıktan sonra 1537’de Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyeti altına girmiştir. Nitekim 1829’da Yunanistan bağımsız bir krallık olmuştur ve Mikonos da Yunanistan’a bağlanmıştır. Bu süreçten sonra adanın ekonomisi tamamen çökmüş, adalılar tüm gemilerini kaybetmiştir. Ada kendi ekonomisini sıfırdan tekstil üzerine kurmuştur ve zamanla çoğu ailenin geçim kaynağı tekstil olmuştur. Adada üretilen kumaş kalitesi sayesinde hem Yunanistan içinde hem de yurt dışında kumaş ticareti yapılmıştır. Mikonos, ancak 1960’larda, hippiler ve sanatçılar tarafından tercih edilmeye başlandıkça turistik bir bölge haline gelmiştir.

Akdeniz iklimine sahip olduğu için yaz aylarını çok sıcak geçiren Mikonos’un güneyinde bol partili ve eğlenceli plajlar, kuzeyinde ise daha huzurlu ve sakin koylar bulunur. Genelde adaya gelen turistler eğlence hayatını tatmak istediğinden adanın merkezi Mikonos Town (Chora) ve güney kesimi adanın en kalabalık bölgeleri olur. En eğlenceli plajlar Paradise, Super Paradise ve Paranga yan yana sıralanmış gibidir ve hepsine hem karadan hem de denizden ulaşım çok kolaydır. Ada küçük olduğundan, her yer her yere yakın gelir ve bu sayede turistler gün içinde iki-üç plaj, geceleri de birkaç bar değiştirmekten yorulmazlar. Gündüz plajlarda eğlenmeye başlayan turistler enerjileri yettiğince, sabahın ilk ışıklarına kadar dans ederler. Konseptli gece kulüplerinde sözel dans şovları, farklı tipte müzikler, özel kokteyller adayı 7/24 canlı tutar.

Kışın bile çok soğumayan Mikonos, kış dönemini kapsayan aylarda denize girilmese bile gezmek için elverişlidir. Ada aslında deniz, güneş, kum ve eğlenceden çok daha fazlasını vadeder. Mikonos’ta 400’e yakın kilise vardır ve gezmeye hiçbir tatil yetmez. Panagia Paraportiani adanın en özel ve en çok fotoğraflanan kilisesidir. The Windmills adıyla şehrin batısında tepelerde konumlanan, 16. yüzyıldan kalma ve buğday öğütmede kullanılan yel değirmenleri de adanın tarihi dokusu hakkında bizlere çok şey anlatıyor. Bu tepeden aşağı bakıldığında Little Venice bölgesini, yani adanın en güzel renkli evlerini ve eğer vakti geldiyse gün batımını aynı karede görebilirsiniz. Arkeolojik kalıntılarla dolu Delos adasına günübirlik turlarla giderek Mikonos’un mitolojik tarihine dair daha çok bilgi edinmek de mümkün. Ayrıca Mikonos Arkeoloji Müzesi’nde tarih öncesi dönemlere ait eşyalarını görebilir, adadaki sanat galerilerini ziyaret edebilirsiniz.

Adanın geleneksel mimarisine büyük saygı gösterilmiş ve bu sayede yüzyıllar geçmesine rağmen adadaki yapılar hep küçük kalmış. Genelde hep iki veya üç katlı yapılardan daha yükseğine çıkılmamış; duvarlar beyaz, panjurlar lacivert boyanmış ve ada sanki yüzyıllardır el değmemiş gibi karakterini koruyarak günümüze ulaşmış. Gece olduğu kadar gündüz de hareketli şehir merkezinde minik kafeleri, hediyelik eşya dükkanlarını, kuyumcu ve butiklerini gezmeden adadan ayrılmamalısınız. Gemi turlarından günübirlik gelen ziyaretçileri, plajlarda kamp yapan gençleri, en lüks villalarda konaklayan sosyetesiyle Mikonos uzun yıllar popülaritesini koruyacak gibi duruyor.

Mikonos adasında taşıtlar ile de ulaşılabilen 23 harika plaj vardır, bunların pek çoğu altın rengi kumları, kristal berraklığındaki turkuaz sularıyla dünyaca tanınmaktadır. Genellikle adanın güney yakasında olan plajların en kalabalık olanları Paradise, Süper Paradise, Platis Gialos, Psarou ve Ornos'tur. Paradise ve Süper Paradise dünyanın en iyi plaj partilerine örnek verilebilir. Kuzey yakasındaki plajlar ise nispeten az gelişmiştir ve romantik çiftler ve aileler için idealdir. Listeye biz göz atın:

Süper Paradise

Süper Paradise Yunanistan'ın en iyi plaj partilerine ev sahipliği yapar. Gece gündüz her zaman eğlence doruktadır. Haydi bunu sen de keşfet!

Psarrou

Cennetten bir köşe gibidir ve tüm dünyadan ünlü isimler bu plajın cazibesine kapılır. Mükemmel yumuşak kumlar, tertemiz suyuyla tüplü dalış için de harika bir fırsat yaratır.

Megali Ammos

Mikonos şehir merkezine en yakın plaj olan Megali Ammos her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlar. Gün batımını izlemek için idealdir.

Ornos

Bir çok hotel ve turistik eğlence mekanları ile birlikte bir koya gizlenmiş harika bir plajdır. Tüplü dalış ve rüzgar sörfü gibi çeşitli etkinlikler yapılabilir.

Paraga

Bu kumdan yapılmış cennette iki plajı bir arada bulabilirsin! Güney tarafı rahatlamak, dinlenmek ve gün batımını izlemek içindir. Kuzey tarafı ise canlı müzik eşliğinde çeşitli tavernalarda lezzetli yemekler yemek için harikadır.

Platis Gialos

Mikonos'taki en temiz ve en iyi organize edilmiş plajlardan biri olmasıyla tanınan Platis Gialos turistleri berrak turkuaz suyuyla ve yerel restoranların leziz yemekleriyle etkiler.

Lia

Mikonos'taki en sessiz plajlardan biridir. Güzel bir kitap okumak ya da gün batımını izlemek için en iyi adres. Aynı zamanda kayalık yapısı sayesinde macera turları da yapılmaktadır.

St. Anna

Bu plaj temiz kumları ile yerel nüfusun en çok kullandığı plajdır. Daha az turistik olmasının yanında oldukça da sakindir.

Saint Ioannis

Mikonos'un güney yakasında uzakta kalan bir plajdır ve sakin, dinlendirici bir tatil için eşsiz bir ayrıcalıktır.

Saint Sostis

Bu plaj adadaki en sessiz plajlardan biridir. Güneşin tadını çıkarmak ve dinlenmek istiyorsan kesinlikle bu plaj senin için.

St. Stefanos

Mikonos'un kuzeyinde kalan bu koy plajı pek çok turist tarafından bilinmez. Böylece yumuşacık kumları ve tertemiz kristal suyuyla oldukça sessiz ve dinlendirici bu plajda huzur içinde tatil yapabilirsin.

Agrari

Yumuşak kumlar, kristal berraklığındaki sular... Şimdi serinlemenin ve gün batımını izlemenin tam zamanı.

Elia

Agrari sahilinden kayalarla ayrılan bu plaj parti severlerin çok iyi bildiği ve sabahlara kadar eğlendiği bir plajdır.

Glyfadi

Mikonos'un güney yakasında kalan bu plaj aile dostudur ve yumuşacık kumlarıyla pek çok aile tarafından tercih edilir.

Fokos

Bu tenha plaj adanın gelişmiş bölgelerinin dışında kalır ve bunun sayesinde kısa bir süreliğine de olsa insanlardan ayrılıp kafasını dinlemek isteyen turistler için mükemmel bir fırsat yaratır.

Divounia

Bu küçük ve tenha plaj harika deniz ürünü yiyecekleri ve masmavi berrak deniziyle tanınır. Antik Roma izlerini taşıyan bu plaj ve bölgesi tarih severlerin akınına uğrar.

Houlakia

Mikonos şehrinden uzaktaki bu plaj oldukça çakıllıdır. Sakin olmasıyla oldukça özel anlar yaşanabilir.

Kalo Livadi

Bu harika organize edilmiş plaj egzotik bir deniz, yumuşacık kumlu bir plaj ve rengarenk şemsiyeler sunuyor. Adanın en uzun plajlarındandır ve sınırsız partiler verilir.

Kapari

Mikonos'taki birkaç düzensiz plajdan biridir ve doğal hayatı yaşamak isteyenler için idealdir. Mikonos şehir merkezine yakın olmasına rağmen oldukça tenhadır ve havlunu istediğin yere serebilirsin!

Korfoz

Mikonos merkezine oldukça yakın, rüzgarı bol bir plajdır. Sörfçüler ve rüzgar sörfü meraklılarının bir numaralı buluşma mekanı olabilir. Derin dalgalar ve yeşilimsi deniz harika bir manzara yaratıyor.

Genel olarak bembeyaz sokaklarıyla mimarisine hayran kalacağınızı düşündüğümüz Mikonos’un kartpostaldan fırlama Little Venice’ini özellikle çok beğeneceğinizi düşünüyoruz. Adanın kalbi Mikonos Town, en çok vakit geçireceğiniz bölge olacaktır. Yel değirmenlerine çıkarak adanın ticaret yolları üzerinde rolünü anlayabilir, antik kilise Panagia Paraportiani’de farklı ekollerin ortaklaşa oluşturduğu yapıyı gezebilirsiniz. Bu turistik noktalar hakkında detaylı bilgiyi aşağıda bulabilirsiniz.

Mikonos Town (Chora)

Adanın limanı ve merkezi olan Chora, adeta bembeyaz dar sokakların, merdivenlerin oluşturduğu bir labirent. Adaya deniz yoluyla ulaşanların adım atacağı ilk yer burası. Ege Denizi’nin en kozmopolit şehirlerinden biri olarak nitelendiren Mikonos Town’un sokakları küçük dükkanlar, sanat galerileri, kafeler, barlar ve restoranlarla dolu olsa bile kimliğini kaybetmemiş bir Yunan şehri olarak misafirlerini karşılar. Adanın popülerleşmesine ve hızlı gelişmesine rağmen, geleneksel Yunan mimarisinin korunduğu açıkça görülüyor. Yeni yapıların bu Yunan karakterine uygun inşa edilmesinin de şehrin kimliğini korumasında etkisi oldukça büyüktür. Sokaklarda lüks markaların butikleri genelde gemi turlarından gelen turistler için hemen şehrin girişinde konumlanmış. Şehrin içine girdikçe daha Yunan kültürüne özgün butikler bulmak mümkün.

Little Venice

Yunancada Alefkandra olarak bilinen bu mahalle Mikonos Town’un en batı kısmında yer alır. Denizin hemen yanında konumlanmış bu bölge, Orta Çağ’dan kalma iki veya üç katlı, renkli tahta balkonlu evlerden oluşur. Evler adeta denize karşı bir duvar gibi sıralanmıştır. Little Venice, Mikonos’un en romantik bölgesidir ve gün batımını izlemek için harika bir yerdir. Mikonos’ta çekilen çoğu fotoğrafın arka planı olan bu bölge, gün içinde ziyaretçi akınına uğrar. Burada mutlaka denize karşı bir-iki kokteyl içmeli ve güneşin denize batışını izlemelisiniz. Little Venice’e yel değirmenlerinin oradaki merdivenlerden aşağı inerek ulaşabilirsiniz. Şehirdeki “Fabrika” isimli otobüs durağından beş dakikalık yürüme mesafesindedir ve kolayca ulaşılabilir.

Yel Değirmenleri

Mikonos Town’un en batısında ve tepede yer alan yel değirmenleri 16. yüzyıldan itibaren Mikonos’un en bilinen sembollerinden biri olmuştur. Özellikle 17. ve 19. yüzyıllarda adada buğday ve ekmek üretimi çok yaygındı. Avrupa ve Asya arasındaki ticaret yolu üzerinde bulunan Mikonos’ta bu yapılar buğdayı öğütmek için inşa edilmiş ve öğütülen buğday Avrupa’ya bu şekilde taşınmıştır. Mikonos’un sürekli rüzgar alan bir açık denizde olması işi oldukça kolaylaştırıyordu. 1. Dünya Savaşı ve teknolojik gelişmelerle birlikte işlevini yitirmiş yapılar olarak günümüze kadar korundular. Yel değirmenlerinden büyüleyici bir Little Venice manzarası görülebilir. Tıpkı Little Venice gibi, yel değirmenlerinin bulunduğu alan da gün batımını izlemek için yine harika bir seçenek olacaktır. Merkezden Little Venice’e geldikten sonra merdivenlerden yukarı çıkarak tel değirmenlerine ulaşılabilir.

Panagia Paraportiani

Adadaki tüm kiliseler arasından tartışmasız en görkemli ve etkiletici olanı Panagia Paraportiani’dir. Aynı zamanda adanın en popüleri ve en çok fotoğraf çekilenidir. Mikonos Town’un en eski bölgesi olarak bilinen Kastro bölgesinde bulunur. 15. yüzyıldan kalma bu kiliseyi özel kılan aslında dört farklı kilisenin bir yapıda birleştirilmiş olmasıdır. İncelendiğinde Bizans, geleneksel, batı ve yerel mimari tiplerinin izleri görülebilir. Kilisenin adındaki “porta” kapı anlamına gelir. Kilise de ne yazık ki günümüze ulaşamayan bir Orta Çağ kalesinin hemen yanına inşa edildiğinden, bir nevi kalenin kapısı görevi görmüştür. Paraportiani, dört tane tek katlı yapının ortasında yer alan beşinci ve asıl kubbeli kilisedir. Girişteki kiliselerden sadece biri sabahın erken saatlerinden gün batımına kadar ziyaretçilere açıktır.

Pelikan Petros

Adanın maskotu olarak bilinen Pelikan Petros, Mikonos Town’da, denizin yakınlarında görülebilir. 1950’lerde bir pelikan bir fırtına sonrası Paranga sahilinde balıkçılar tarafından yaralı halde bulunan pelikan sağlığına kavuşturulduktan sonra ada halkı tarafından çok sevilmiş ve bakılmaya devam edilmiş. Zamanla halk ona Petros adını takmış ve adanın sembollerinden biri haline gelmiş. Petros 2 Aralık 1985’te bir arabanın çarpmasıyla ağır yaralanmış ve bir daha iyileşememiş. Bu duruma hem turistler hem de ada halkı çok üzülmüş. 1986’da Petros öldüğünde adalılar bu geleneğin devamını getirmek istemiş ve yeni bir pelikanı Petros olarak adlandırmışlar. Bu Petros da adalıların olduğu kadar turistlerin de gözbebeği olmuş.

Mikonos Arkeoloji Müzesi

Mikonos Town’da, kuzeydeki otobüs durağının hemen yanında yer alan Arkeoloji Müzesi tüm yıl ziyaretçilerini kabul eder. 1902 yılında kurulan müzenin arsası Mikonos belediyesi tarafından bağışlanmış ve Eğitim Bakanlığı ile Atina Arkeoloji Cemiyeti tarafından yaptırılmıştır. Orijinal bina 1934’te günümüzdeki halini almış ve doğusundaki büyük oda 1972’de eklenmiş. Müzede daimi olarak tarih öncesi çağlardan Helenistik dönemin sonuna ait mezar taşları, cenaze ve ritüel eşyaları, seramikler ve mücevherler sergilenmektedir. Müze dönemsel olarak farklı sergilere de ev sahipliği yapıyor. Kış aylarında salı-Pazar günleri 09.00-16.00 arası açık olan müze, pazartesileri kapalıdır. Yaz aylarında ise pazartesi 15.00-22.00, salı 09.00-15.00, perşembe-pazar da 09.00-22.00 arası hizmet vermektedir. Tam bilet fiyatı 4 euro, indirimli 2 eurodur.

Mikonos Folklor Müzesi

Adanın Kastro bölgesinde yer alan Folklor Müzesi, Paraportiani kilisesinin hemen yanındadır. Yerel kültüre ait tüm bulgular “Mykonian Folklore Collection” adıyla toplanmış ve Profesör Vasilios Kyriazopoulos tarafından Mayıs 1958’de bir araya getirilmiştir. Bu müze aslında 18. yüzyıldan kalma bir evdir. Anahtar ve kilit koleksiyonları, el yapımı goblen örnekleri, elle boyanmış tabaklar, eski ağırlık ve ölçme gereçleri, geleneksel Yunan heykelleri ve eski yağ ve gaz lambaları sergilenmektedir. Aynı zamanda 19. yüzyıla ait bir ev dekoru, dönemin banyo ve mutfağı, obsidyen taşından gereçler ve silahlar, eski gemi modellemeleri de müzenin birer parçasıdır. Müze nisan-ekim ayları arasında her gün 17.30-20.30 saatlerinde ve pazar günleri 18.30-20.30 saatlerinde ziyaretçi kabul etmektedir. Herhangi bir giriş ücreti alınmamaktadır.

Platys Gialos

Merkezden sadece 5 kilometre uzaklıkta olan Platys Gialos, konumundan ve ulaşım kolaylığından dolayı daha çok ailelere hitap ediyor. Kum sahili olan bu plaj aynı zamanda adanın en eski plajlarından biri. Çevresinde de yine ailelerin kiralayabileceği uygun apartlar ve oteller mevcut. Kendine ait bar ve restoranı da olan bu plaj, aynı zamanda diğer plajlara geçebilmek için bir durak olarak kullanılıyor. Buradan kalkan teknelerle Paraga, Paradise, Super Paradaise, Agari ve Elia’ya geçilebilir; ya da tersi istikamette Mikonos Town’a geri dönülebilir. Çoğu turist bu bölgeye sadece plajından faydalanmaya değil, konaklamaya da geliyor. Diğer güney plajlarına nispeten biraz daha sakin ama yine kalabalık olan bu plaj, kolayca ulaşarak sakin bir gün geçirmek isteyenler için birebir.

Paradise ve Super Paradise Plajları

Paradise ve Super Paradise, Mikonos’un tartışmasız en popüler iki plajıdır. Adanın güney sahilinde bulunurlar. Platys Gialos’tan tekneyle yola çıkıldığında sırasıyla ikinci ve üçüncü plajlardır. Buraya aynı zamanda Mikonos Town’dan otobüsle de ulaşmak mümkündür. Partileriyle ünlü olan bu plajlar akşamüzeri saat 16.00 gibi daha da kalabalıklaşır ve ses yükselir. Kimisi sesi duyunca deniz sefasına son verirken, kimisi plajlara sadece bunun için gelir. Akşamüzeri başlayan partiler hava karardıktan sonra bile devam eder. Adaya eğlence amaçlı gelen gezginler için bu iki plaja uğramak olmazsa olmazlar arasındadır. Plajlarda çoğu zaman birbirinden ünlü DJ’ler çalar ve sadece bu kişileri dinlemeye gelenlerin bile sayısı az değildir.

Delos

Delos, Mikonos’un hemen yanında, üzerinde hiç yerleşim olmayan, terk edilmiş bir adadır. Arkeolojik alanları sebebiyle UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir. Arkeolojik alanların kapalı olduğu pazartesi günleri hariç her gün, Mikonos Town’dan buraya tur yapılır. Sabah 9.00, 10.00 ve 11.00’de limandan ya da Agios Nikolaos kilisesinin arkasından tekneler kalkar. Mikonos’tan Delos’a yarım saatte ulaşılabilir. 08.30 ve 15.00 arası adayı gezmek mümkündür. Tekne yolculuğu 17 Euro olup ören yeri giriş ücreti 5 Euro’dur. Öğrenciler için ücretsiz ve 65 yaş üzerine indirim uygulanır. Eğer rehberli bir tura katılmak isterseniz her gün Mikonos’tan saat 10.00’da tur kalkar. Turun fiyatı tekne yolculuğu ve giriş ücreti dahil 40 Euro’dur. Mikonos’a kadar gelmişken antik kalıntılara sahip bu ada da mutlaka gezilmelidir.

Mikonos’ta Yunan mutfağının en güzel örnekleriyle birlikte, dünya mutfaklarından da çeşitler bulunuyor. Her bütçeye göre yeme-içmenin kalbi Mikonos Town’da atıyor. Sokaklardan souvlaki (Yunan şiş kebabı) ve gyros (döner) alarak veya krep gibi tatlılarla da birkaç euroya karın doyurmak mümkün; fakat Yunan mutfağı daha çok mezeleri, taze deniz mahsulleri ve ouzosuyla ünlüdür.

Akdeniz ikliminin bir etkisi olarak zeytinyağlı yemekleri, ülkemizde Ege yöresindeki tatlara oldukça benzerdir. Öyle ki iki mutfak arasında tzatziki (cacık), dolmaki (dolma), kadaifi (kadayıf) gibi okunuşu bile benzer yemekler vardır. Kalamar, ahtopot, karides gibi su ürünleri hem kendi başlarına hem de ana yemeklerin yanına katılarak pişirilir ve sadece turistler değil, yerel halk tarafından da bolca tüketilir. Ouzonun birebir karşılığı ülkemizde rakı olarak yer alsa da aralarında biraz tat farklı bulunur.

Mikonos’ta kaliteli Yunan lezzetleri için uygun fiyatlı da, yüksek bütçeli de onlarca restoran hizmet veriyor. Restoran ve barların neredeyse hepsi girişlerinde menü ve fiyatlarını listelerler. Bu sayede hesap geldiğinde bir sürprizle karşılaşma olasılığı düşüktür. Liman tarafında, deniz kenarındaki restoranlar haliyle daha pahalıdır, çünkü bu yerlerde sadece yemek yenmez, manzara da izlenir. Sokak arasında ve şehrin içine doğru konuşlanmış restoranlar yine aynı lezzette fakat daha uygun fiyatlı olurlar. Lezzetli yemeğin yanında eğlence isteyenlere tavernalar birebirdir. Yunan müziği ve sirtaki denemeleri eşliğinde yemek yerken, karın doyurmak için oturulan masa başlı başına eğlencenin merkezi oluverir.

Aktiviteler

Festivaller

Mikonos Festivali

Kendi başına festival gibi capcanlı olan Mikonos’ta yaz sezonunda gerçekleşen festivaller, popüler olan adaya daha da çok misafir çeker. Her sene nisan ayında Rum ve Ortodoksların Paskalyası, ağustos ayında Meryem Ana’nın göğe yükselişi aslında dini günler olsa da festival havasında kutlanır.

Ayrıca kaçırmamanız gereken festivalleri şu şekilde sıralamak mümkündür:

Hasat Festivali: Her sene eylül ayında gerçekleşen bağ bozumunda festivale katılanlar şarap tadımı yapabilir, dans ve müzikli eğlenceyi deneyimleyebilir.

Xlsior Festival: 2017’de altıncısı gerçekleşen gey festivalidir. Dünyanın dört bir yanından katılımcılar yaklaşık bir hafta süren bu festivalde doyasıya eğlenirler. Partiler için önceden internet üzerinden bilet alınması gerekir.

Alısveris

mikonos-alisveris

Mikonos genellikle lüks tüketim yapanları kendine çektiğinden; Chanel, Louis Vouitton gibi ünlü markaların butiklerini burada bulmak mümkün. Bu butikler daha çok adanın liman tarafında, gemi turlarından adaya günübirlik gelenlerin gözüne çarpacak şekilde yer edinmiştir. Bunların yanı sıra Yunan mücevherleri ve sanat eserleri, küçük hediyelik eşyalar kadar çok satılır. Mikonos sanatçıların da yaşadığı bir ada olduğundan, sanat galerilerinin ve orijinal eserlerin sayısı oldukça fazladır. Yeni bir sanatçıyla tanışarak eserini satın almak ve diğer işlerine bakabilmek Mikonos’ta mümkün.

Nakit para ve kredi kartı genelde tüm adada kullanılıyor. ATM bulmak Mikonos’ta zor değil. Çoğu dükkan haftanın yedi günü açıktır. Gün içinde 2-3 saat kapalı olsalar da turistik noktadaki dükkanlar akşama kadar hizmet verir.Outlet tipi büyük zincir mağazaları veya alışveriş merkezi gibi bir kompleksi adada göremezsiniz. Ada iklimi sıcak olduğundan satılan kıyafetler de yaz sezonunda kullanılabilecek mayo, pareo ve benzeri türden ürünler olmaktadır. Dekorasyon meraklılarına mobilyalardan süs eşyalarına birçok obje satın alınabilir. Mikonos’ta her noktada bir kuyumcuya rastlayabilirsiniz.

Mikonos fırınından kasabına, manavından bakkalına günlük ihtiyaçların rahatça karşılanabileceği bir yerdir. Kitapçılar ve elektronik satan dükkanlar adanın biraz daha iç kesimlerine doğru bulunabilir.

Gece Hayatı

mikonos-gece

Mikonos’un bu kadar popüler olmasının sebeplerinden birinin hızlı gece hayatıdır. Günün her saati bir yerde bir partinin olduğu bu adada tüm günü eğlenerek geçirmek mümkündür. Akşamüzeri saat 16.00 gibi müziğin yükselmesiyle başlayan eğlence, hava kararıncaya dek devam eder. Plajlardan sonra merkeze dönüldüğünde bu sefer sokakların dolmaya başladığı görülür. Barlarda birkaç kokteyl ile başlayan akşam, gece kulüplerinde eğlenceye, ardından after party konseptiyle sabahın ilk ışıklarına kadar devam eder. Genelde müzik yüksektir ve insanlar dans etmek için buradadır. Space, house müzik çalan ve aynı zamanda adanın en büyük gece kulübüdür. David Guetta ve daha birçok ünlü isim bu kulüpte sahne almıştır. Pranga plajındaki Kalua Beach Bar’da, 18.00 gibi DJler sahneye çıktığında, insanlar da dans etmeye başlar. Super Paradise’ta ise kendi adını taşıyan kulüp zaten Mikonos’un gündüz partilerinin tartışmasız en popüler adresidir. Guapaloca Bar, Paradise plajında yer alır ve genelde gençlerin takıldığı, vücut boyama ve farklı dansların yapıldığı, yine çok eğlendiren bir bar olarak bilinir. Dünyaca ünlü Tiesto’nun da sahne aldığı, yine Paradise’ta yer alan Cavo Paradiso, dünyanın en iyi 10 gece kulübü arasında gösterilir. Özetle Mikonos’un eğlence mekânları gidenleri hayal kırıklığına uğratmamaktadır. Hatta sokaklarda bile kendilerince dans edenleri, barların dışına taşanları ve gece çok geç olsa da yeni bir kulübe girmek için sıra bekleyenleri görmek mümkündür.