menu
Midilli

 

Midilli, doga-tarih-eglence üçlemesi birarada!


İster bir gecelik, ister 3-4 günlük bir tatil planınız olsun Midilli’de günlerinizi gönlünüzce geçirebilirsiniz.

Gezilecek tarihi yerleri, doğası ve birbirinden güzel koylarıyla her tür beklentiyi karşılayabilecek bir ada olan Midilli’nin Yunanistan’ın en büyük 3. adası olduğu unutulmamalıdır.

Bu sebeple ister adada güzel yemekler yiyerek denizin, kumun, güneşin tadını çıkarın isterseniz gezebileceğiniz kalelerle, müzelerle adanın tarihini yaşayın.

Midilli Adası'na Balıkesir 'in Ayvalık Limanı'ndan feribot ile geçebilirsiniz. Günübirlik gidiş dönüş, akşam üstü gidiş ve açık dönüş olarak biletinizi 02566144463 nolu telefonumuzu arayarakta alabilir, ayrıntıları öğrenebilirsiniz.

Yunan iç hat feribot seferleri ile Rodos'a diğer adalardan da geçiş mümkündür.

Feribot bileti almak için Tıklayınız

Midilli, Girit ve Eğriboz’dan sonra Yunanistan’ın üçüncü büyük adasıdır.

Dağlık bir ada olan Midilli, Ege Deniz’inin kuzeydoğusunda bulunmakta olup, Yunanistan’ın anakarasından daha çok Ayvalık ve Burhaniye’ye yakındır. Ada, yeşilin birçok tonunu barındıran ağaçlarla kaplıdır. Yoğun yeşilliği sayesinde ada için “zümrüt ada” adlandırması da yapılır. Zeytin ve meyve ağaçları ile örtülü ada, bitki örtüsünden ötürü bir çok çeşit kuşu barındırmaktadır. Bu sebeple de kuş gözlemcilerinin vazgeçilmez adresidir Midilli Adası.
Mitolojiye göre adanın ilk adı Pelasgiya olmakla birlikte tarih boyunca değişikliklere uğramıştır bu isim. Biz adayı Midilli olarak isimlendirsek de günümüzdeki yerel ismi Lesvos’tur.
Midilli Adası birçok aydın ve sanatçıya ev sahipliği yapmıştır. Terpandros (Lirik şiirin yaratıcısı), Pittakos (Antik dünyanın 7 bilgesinden biri), Odiseas, Alkaios, Sappho gibi önemli şairler bu güzel adada dünyaya gelmiştirler. Osmanlı İmparatorluğu’nun en ünlü denizcilerinden Barbaros Hayrettin Paşa da Midilli adasında doğmuştur.
370 kilometre sahil uzunluğuna sahip olan Midilli Adası, 3 büyük körfez (Kalloni, Gena ve Polichnitos) ile çok sayıda koya sahiptir. Adanın başkenti Mytilene’dir, bizim dilimizde ise Midilli’dir.
Adanın ekonomisi; tarıma, hayvancılığa ve balıkçılığa dayanmaktadır. Özellikle zeytinyağı üretimi ekonominin temel yapı taşıdır. Mandıra ürünleri konusunda da başarılı olan Midilli halkı, geçimlerini bu şeklide sağlamaktadırlar. Turizm de önemli geçim kaynakları arasındadır. Midilli Adası, Yunanistan’ın en önemli uzo üretim merkezlerindendir. Dünyada üretilen uzo miktarının yarısı bu topraklarda üretilmektedir.
Adada diğer Yunan şehirlerinde olduğu gibi öğle uykusu saatleri vardır. 14.00 ve 17.00 saatleri arasında birçok dükkan kepenklerini indirmektedir.
Birçok tarihi yapıya, birbirinden güzel plajlara ve lezzetli bir Akdeniz mutfağına sahip Midilli Adası, sakin huzurlu bir tatil arayışında olanları çok tatmin edecektir.

Mandamados

Midilli’den 37 km. uzaklıkta bulunan Mandamados, adını Tükçedeki ‘’Manda’’ kelimesinden almıştır. Midilli adasının kuzey doğusunda bulunan bu şirin kasabanın en önemli özelliği, baş meleğe adanmış olan Taksiarhis manastırını barındırmasıdır. Taksiarhis manastırı, baş meleğe adanmış 140 ibadethanenin merkezi olarak bilinmektedir. Günümüzdeki son halini 1870 yıllarında alan manastır, adanın en önemli ziyaret yerlerinden biridir. Her yıl, Paskalya bayramını ikinci haftasında manastıra binlerce ziyaretçinin katıldığı panayır etkinlikleri yapılmaktadır.

Taksiarhis manastırı, bir efsaneye göre; korsanlar, bölgede ibadet eden 40 rahip’e saldırır ve 39’unu öldürür. Kalan bir rahip çatı katında bulunan bir alana saklanarak kurtulduğu ve sağ kalan rahibin, ölen 39 rahibin kanıyla Taksiarhis’in ikonasını yaptığına inanılmaktadır. Daha sonrasında ikonanın etrafına kilise ve manastır yapılmıştır. İnanışa göre, Taksiarhis ikonasını güzel olduğunu düşünürseniz bu sizin içinizin güzelliğini, kötü olduğunu düşünürseniz bu sizin içinizin kötü olduğuna inanılmaktadır.

Geleneksel mimari karakterine, otantik sokaklara, taş döşemeli yollara sahip olan Mandamodos, eski yıllardan beri seramik sanatına ve seramik atölyelerine ev sahipliği yapmaktadır. Fakat seramik işindeki talebin giderek azalmasıyla birçok kişi zeytin ağacı oymacılığına yönelmiştir. Kasabada geleneksel bir şekilde üretilen yoğurdu meşhurdur.

Sikaminia Köyü, Midilli Adası’nın en yüksek dağlarından, Lepetimnos Dağı’nın kuzey yamacında, 300 metre yükseklikte bulunmaktadır. Sikaminia kelimesinin Yunanca karşılığı, dut ağacı olup, köy ismini o yörede çok miktarda bulunan dut ağaçlarından almıştır. Skaminia, Nobel ödüllü yazar, gazeteci ve bilim adamı Stratis Myrivilis’in (1890-1969) doğduğu yer olup, "Panagia Gorgona" (Denizkızı Madonna) kitabına ilham kaynağı olan bir köydür. Aralarında konakların da bulunduğu köy evlerinin tümü taştan olup geleneksel inşa yapısını sergilemektedir. Çarşının hemen alt kısmında bulunan bazilika tarzındaki Panaya Gorgona Kilisesi 1859 yılında inşa edilmiştir. Midilli Adası’nın en popüler balıkçı kasabası ve adanın evlilik merasimlerinin yapıldığı yer, Sikaminia köyünün sahili olan ‘’Skala Sikaminias’’dır.

Molivos

Midilli Adası’nın kuzeybatı ucundaki Molivos (Mithymna), her zaman adanın turizm merkezi olmuştur. Mitolojiye göre Mithymna, antik dönemlerdeki Kral Makaras’ın kızlarından birinin adı olup, saygıdeğer veya sevilen anlamına gelmektedir. Ortaçağ döneminde şehir, bugünkü adı olan Molivos olarak anılmaya başlanmıştır.

Hagios Pandeleimonas Kilisesi, Hagia Kiriaki Kilisesi ve 1795’de inşa edilen Taksiarhis Bazilikası bölgede görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir. Ayrıca Molivos’ta 18'inci yüzyıl sonlarına dayanan birçok konağa ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan biri, çok iyi işlenmiş duvar resimleri ile süslü Giannakou konağıdır. M.S. 6'ıncı yüzyılda İmparator Justinyen’in temelini attığına inanılan Molivos Kalesi, ağaçtan yapılan kapısıyla bir sembol olarak şehri süslemektedir. Kalenin, M.S. 14'üncü yüzyılda yapılan çalışmalar ve Osmanlılar tarafından yapılan eklemelerin sonunda bugünkü halini aldığı bilinmektedir. 1960’tan sonra turizmin artırıldığı bölge, 1965 yılında UNESCO tarafından koruma altına alınmış geleneksel bir kasaba olmuştur. Molivos’un 4 km kuzeydoğusunda, romatizma, kadın hastalıkları, damar sertliği hastalıklarına iyileştirici özellikleri ile dikkat çeken, klorür ve sodyum açısından zengin olan ünlü kaplıcalara sahip Eftalou köyü bulunmaktadır.

Sikaminia Köyü, Midilli Adası’nın en yüksek dağlarından, Lepetimnos Dağı’nın kuzey yamacında, 300 metre yükseklikte bulunmaktadır. Sikaminia kelimesinin Yunanca karşılığı, dut ağacı olup, köy ismini o yörede çok miktarda bulunan dut ağaçlarından almıştır. Skaminia, Nobel ödüllü yazar, gazeteci ve bilim adamı Stratis Myrivilis’in (1890-1969) doğduğu yer olup, "Panagia Gorgona" (Denizkızı Madonna) kitabına ilham kaynağı olan bir köydür. Aralarında konakların da bulunduğu köy evlerinin tümü taştan olup geleneksel inşa yapısını sergilemektedir. Çarşının hemen alt kısmında bulunan bazilika tarzındaki Panaya Gorgona Kilisesi 1859 yılında inşa edilmiştir. Midilli Adası’nın en popüler balıkçı kasabası ve adanın evlilik merasimlerinin yapıldığı yer, Sikaminia köyünün sahili olan ‘’Skala Sikaminias’’dır.

Petra

Petra, Midilli Adası’nın kuzeybatısında Molivos’a yakın bir yerleşim yeridir. Köyün etrafında yemyeşil bir vadi, kıyıda ise uzun bir plaj vardır.

Petra kelimesi Yunanca’da taş veya kaya anlamına gelmekte olup, kasaba bu adı köyün tam ortasında bulunan 35 metre yüksekliğindeki kayadan almaktadır. Kayanın üstünde, 114 basamak ile ulaşılabilen, Panagia Glikofilusa (sevgiyle öpen Meryem Ana) Kilisesi bulunmaktadır. Kaya üstüne inşa edilen ilk kilisenin 1609 yılında inşa edildiği tahmin edilmekte olup, günümüzde kadar gelen kilise 1747 yılında inşa edilip, 1840 yıllarında restora edilmiştir.

Petra 19. & 20. yüzyıla ait eski konaklar ve güzel bahçelerle doludur. Oldukça ilginç olan Varelcidena konağı, merkez meydanına çok yakındır. Yeni restore edilen bu konak muhteşem duvar resimleri ve iç tasarımı sayesinde benzersiz bir müze olmuştur.

Petra, oteller, kiralık odalar, otantik tavernalar, modaya uygun barlar ve lokantaların yanı sıra müthiş bir kum sahile sahiptir. Otantik koylarda mükemmel plajlar, yasemin, palmiye ve meyve ağaçları ile dolu bahçeleri olan konaklar, Petra’nın diğer bölgelerden ayırt edici özellikleri arasında yer almaktadır. Petra’nın çarşısı, bölgenin en otantik çarşılardan biri olup, küçük dükkanlardan bölgeye özgü hediyelik eşyalar alınabilmektedir.

Plomari

Midilli Adası’nın güney sahilinde bulunan Plomari, ‘’Plomaritohoria’’ olarak bilinen yedi köyden oluşmaktadır. Plomari’deki köyler; Akrasi, Ampeliko, Megalohori, Noehori, Paleohri, Plagia, Trigonas ‘dir. Bölge, Midilli’den sonra adanın en kalabalık nüfusuna sahip olup, özellikle yaz döneminde bölgenin eşsiz güzelliklerini yaşamak isteyen ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Plomari başkent Midilli’den sonra Lesvos adasının en büyük atölyecilik, sanayi ve ticaret merkezidir.

1847 yılında inşa edilmiş Agios Nikolaos Kilisesi ve 1813 yılında şehir merkezine dikilmiş olan koca çınar ağacı, Plomari’nin simgeleri haline gelmiştir. Plomari, uzo ve sabunun anavatanı olarak kabul edilmekte olup, eski bir sabun imalathanesinden yapılan ‘’Polikentro’’ isimli önemli bir kültür merkezi ve dünyaca ünlü Barbayanni uzo tesislerinde de bir ‘’Uzo Müzesi’’ bulunmaktadır.

Midilli adasının her köşesinde olduğu gibi Plomari bölgesinde de onlarca kilise ve dua evleri bulunmaktadır. Bunların başında, bahsi geçen Agios Nikolaos (Aziz Nikola) anısına yaptırılan kilise gelmektedir. Bölgenin doğusunda Aziz Paraskevi Kilisesi, şehrin tepe noktasında bulunan Profiti İlia Kilisesi ve ulaşımın sadece denizden tekneler ile mümkün olduğu Panagiaths Kriftis Kilisesi, bölgenin en önemli eserleri arasında yer almaktadır.

Plomari, Mavi bayraklı, rüzgârlardan korunaklı, benzersiz sahillere sahiptir. Bunların başında, Agios İsidoros gelmekte olup, berrak suların bulunduğu Agia Varvara, yüzmek ve balık avlamak için ideal olan Melinda, güzel bir kumsala sahip Evaggelistria muhteşem sahiller arasında sayılabilir. Plomari’ye 17 km uzaklıktaki bir yerleşim yeri olan Akrasi, doğal güzellikleri ve taze balıkları ile ünlü Drota sahil kasabası ile doğal bir cazibe merkezi olarak bilinmektedir.

Polihnitos

Midilli adasının güneydoğusunda yer alan bölge, başkent Midilli’ye 45 km mesafededir. Geniş bir ova içerisinde yer almakta olup, bölgede bulunan evler yöredeki volkanik taşlarla inşa edilmiştir.

Polihnitos Bölgesi içerisinde; Vasilika, Lisvori, Polihnitos, Skala Polihnitou, Nyfida, Vrisa, Vatera ve Stavros adındaki birbirinden güzel köy ve beldeleri bulunmaktadır. Geçmişte bölgede yaşayan halkın, korsanlardan korunmak için Kalloni Körfezi’nden ve Ege Denizi’nden fark edilmeyen bu alan içerisinde bulunan köylerde yaşadığı bilinmektedir.

Polihnitos bölgesinde, çok önemli arkeolojik alanlar vardır. Bölgede yontma taş devrine ait aletlerin bulunması ve hayvan fosillerinin keşfedilmesi, bölgenin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Vrisa’da bulunan Zoodohos Pigi Kilisesi ve etkileyici tapınak alanı, kayda değer bir Bizans anıtıdır. Polihnitos’dan 5 km uzaklıkta Lisvori köyü bulunmaktadır ve Bakır Döneminin en eski yerleşim bölgelerinden biri olduğu bilinmektedir. Lisvori köyünde, Midilli adasının geleneksel yöntemler ile yapılan meşhur buğday ekmeği bulunabilir. Kalloni Körfezi’nin doğu yakasında bulunan Achladeri’de sular altında kalan antik Pyrra şehri vardır. Denizin dibinde liman çalışmaları ve tapınağının izleri görülmektedir.

Bölge, doğal su kaynakları bakımından da adanın en zengin bölgesi içerisinde yer almaktadır. Polihnitos ve Lisvori’de şifalı sulardan yararlanabileceğiniz iki tesis bulunmaktadır. Bu tesislerdeki su kaynaklarının ısısı 67 °C ile 92 °C arasında değişmektedir. Şifalı sular sodyum ve klor bakımından Almanya’daki Visbaden suları ile eş değerdedir.

Polihnitos iskelesinde, körfezin en otantik limanını görebilir, dilerseniz bölge balıkçıları tarafından tutulan taze deniz mahsullerinin tadına bakabilirsiniz. Nyfida, Kalloni Körfezi’nin en tenha sahillerinden birisi olup bölgede bulunan tavernalarda eşsiz balık lezzetlerini tadabilirsiniz.

Vatera, Polihnitos ‘tan 5 km uzaklıkta bir yerleşim yeridir. Vatera plajının uzunluğu 8 km olup genişliği ise 10 ile 30 metre arasında değişmektedir. Her yıl birçok turist, plajın iri taneli kumunun tadını çıkarmak için burayı ziyaret eder. Vatera, kilometrelerce uzunluğa sahip etkileyici sahili ile adanın en ünlü sayfiye yerlerinden biridir. Vatera’nın doğu yakasında, zeytin ağaçları ve çamlık dağlarla çevrili olan Vourkos Irmağı akmaktadır. Bu ırmağı takip ederseniz, otantik iki köye rastlarsınız, bu köylerin isimleri Yukarı ve Aşağı Stavros’dur.

Sigri

Adanın en batı ucunda bulunan Sigri, Midilli’den 94 km. uzaklıktadır. Taşlaşmış ağaçların yoğunlaştığı ve ‘’Fosil Orman’’ olarak ünlenmiş olan saha Sigri, Andısa ve Eressos arasında kalan bölgeyi kapsamaktadır.

Burada volkanik patlamalar sonucunda oluştuğu bilinen Taşlaşmış orman yaklaşık 15-20 milyon yıl önce meydana geldiği tahmin edilmektedir. Burada taşlaşmış ağaç gövdelerinin yanı sıra mükemmel biçimde korunmuş kök, meyve, yaprak ve tohum fosilleri de görülebilir. Taşlanmış Orman Parkı, 286 kilometrekarelik bir alanı kaplayan evrensel bir anıttır. Taşlanmış Orman Tarih Müzesi 1994 de kurulmuş olup, kalıcı ve geçici sergi salonları, görsel-işitsel odalar, kütüphane ve dükkanları içinde barındırmakta ve her yaz müzenin düzenlediği birçok kültürel etkinliğin yanı sıra "Agroturizm Festivali" olarak, adanın Kadın Birlikleri ve bireysel üreticiler gibi birçok panayıra ev sahipliği yapmaktadır. Sigri de görülmesi gereken başka bir tarihi eser ise, 1757 yılında Osmanlılar tarafından inşa edilen, "Osmanlı Kalesidir"dır.

Şehirde bulunuyorsanız, taşıt aracınız yoksa ve serinlemek istiyorsanız, limanın yanında, kalenin altında bulunan organize plaj “Tsamakia”ya gidebilirsiniz veya liman kolunun dış tarafında, özgürlük heykelinin bakışlarının altında bulunan blokakia’dan serbest bir dalış yapabilirsiniz. Aksi takdirde, havaalanına doğru ilerleyin, Kratigos bölgesinde beğendiğiniz noktada yol boyunca durabilirsiniz. Daha iyi bir kumsal için şehirden daha da çok uzaklaşacaksınız. Amali yarımadasının etrafında Loutra’ya doğru tur atarak kantinleri bulunan Haramida sahilinde veya uzonuzu içebileceğiniz küçük bir tavernası bulunan Agios Ermogenis’in pitoresk kucağında yüzebilirsiniz.

Kuzey kıyıları

Kumsal ve deniz açısından burada durum daha iyi olmaya başlar. Mantamados’tan Eftalou’ya doğru, kırmızı kumlu ve mükemmel balık tavernaları olan Tsonia’yı bulacaksınız. Ayrıca, yüzmek için pek değil de, son derece taze yemek için otantik bir limana ulaşmak isterseniz yandaki Kapi İskelesi veya Yeni Limana gelebilirsiniz. Skamnia İskelesine doğru devam ettiğinizde, güzel tavernaları olan çakıl taşlı Kaya sahili vardır. Oradan Eftalou’dan önceki Hrisi Akti’nin (Altın Kumsal) mükemmel, büyük, kumlu sahiline kadar toprak yol boyunca yüzebilirsiniz. Birçok tavernası olan Eftalou’da şifalı sulardaki sıcak banyo ile genelde soğuk olan denize atlamak arasındaki gelgit bir gelenektir. Genel olarak, doğu, kuzeydoğu kıyılarındaki sahillerde kalın çakıl taşı mevcuttur, çok az noktada kuma rastlanır.

Kuzey ve Batı Kıyıları

Çakıl taşlı sahilinde yüzeceğiniz muhteşem Molivos’tan başlayıp, dükkanların önündeki Petra’nın büyük kumlu sahiline ilerlersiniz ve muhteşem Anaksos’a, oradan da biraz ıssız olan Ampelia’ya devam edersiniz. Filia İskelesi veya diğer bir deyişle Tsihranta güzel deniz ve yemek sunar, ancak Skalohori iskelesi – Kalo Limani’de bulunan iki tavernada özellikle Lesvos yemekleri tatmak için gideceksiniz. Oradan Antik Antissa’nın çakıl taşlı sahiline, Kampos büyük kumsalına ve Gavatha’nın ince kumlu sahiline giden düzgün toprak yola gireceksiniz. Bu sahillerde Skalohori-Sigri anayolundan da ulaşabilirsiniz. Bu yolun sonunda uzak ancak mükemmel olan Sigri bulunmaktadır; beldenin içindeki küçücük kumsalı ve Faneromeni’deki büyük ve çoğu kez fırtınalı sahili bulunur.

Batı-Güneybatı Kıyıları

Adanın güneybatı ucunda 3.000 yıllık tarihi olan Eresos bulunmaktadır. Midilli’ye doğru giden yolu takip ederek Mesotopo İskelesi veya Tavari’ye inersiniz ya da pitoresk Apothika’da dinlenmek ve orada bulunan 50 metrelik bir duvardaki en güzel Lesvos yapısı örneğini görmek isterseniz Makara’ya denize gidersiniz. Burada Miken mezarları ve siyah çakıl taşları bulunur, Lesvos’un en eski yerleşim noktalarından biridir. Ayrıca Hrouso sahili de çok güzeldir.

Güney Kıyıları

Gera körfezinin batı tarafında, Kalloni körfezinin batı ucuna kadar adanın en güzel sahillerinden bazılarını bulacaksınız. Mükemmel kuma sahip olan Tarti’deki kapalı kucaktan başlayarak, daha büyük, altın kumlu Agios İsidoros’a ve büyük çakıl taşlı ancak daha küçük olan Plomari ve Melinta sahillerine devam ederek altı kilometrelik Vatera kumsalında son bulur. Bütün bu yerlerde barlarla tavernalar bulabilirsiniz, ayrıca şemsiye ve şezlong gibi sahil teçhizatı da vardır.

Gera ve Kalloni Körfezi

Körfezlerdeki kumsal ve denizin dibi kabuklu mahsuller ve son derece lezzetli balıklar açısından uygundur ama su sıcak olmasına rağmen yüzmeye uygun değildir. Gera’daki en iyi seçenekleriniz Evriaki kumsalıdır, Kalloni’de ise İskele, Polihnitos’taki kumsal ve genel olarak körfezin girişine daha yakın olan noktalardır.

Mytillini

Adanın merkezi olan Mytillini Agios Therapon Kilisesi ve Midilli Kale’sine ev sahipliği yapmaktadır. Akdeniz’in en büyük kalelerinden biri olan Midilli Kalesi limana oldukça yakın bir yerde konumlanmış olup, adada başlıca görülmesi gereken yerler arasındadır. Midilli merkezinin en uzun caddesi ise Ermou Caddesi. Caddeden ara sokaklara saparak bölgeyi keşfedebilirsiniz. Yeni Camii ve Midilli Arkeoloji Müzesi de bu çevrede konumlanmıştır. 2 farklı bina içerisinde faaliyet gösteren Midilli Arkeoloji Müzesi, kazılardan elde dilen tarihsel bulgulara ve Roma dönemini yansıtan sanatsal eserleri barındırıyor. Midilli Adası’nda doğmuş ünlü şair Sappho’nun adına yapılmış Sappho Meydanı da Mytillini sahilinde yer almaktadır.
Midilli merkezde birçok mekan bulunuyor bu yüzden yürüyerek gözünüze hoş gelen alternatifleri keşfedebilirsiniz.

Petra

Birçok otelin yer aldığı, Molivos’a yakın bir yerleşim bölgesi olan Petra, oldukça turistik bir kasabadır. Bu sebeple hareketlidir. Yunancada kaya anlamına gelen Petra’nın simgesi ise kasabanın tam ortasında bulunan oldukça yüksek bir kayadır.
Petra köyünün merkezinde bulunan Panagia Glykofilousa Kilisesi’ni gezip, tepeden eşsiz manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Özellikle gün batımında gitmeniz durumunda güzel bir manzara gezinize eşlik edecektir.
Petra köyünün canlı sokaklarını, çarşısını dolaşıp sahilinde yer alan tavernalarda, mekânlarda soluklanabilirsiniz.
Denize girmek için ise Petra Plajı, gerek şezlong şemsiye hizmetiyle gerekse su sporları imkânlarıyla adadaki güzel plaj seçeneklerinden biridir. Plajı taşlık ve denizi oldukça temizdir. Plaja ulaşım için çeşitli saatlerde otobüs seferleri de düzenlenmektedir.

Molivos

Molivos, adanın en canlı kasabalarından biridir. Oldukça fazla turist akımı olmaktadır, özellikle de sezon zamanı. Mithymna ismini duyarsanız şaşırmayın çünkü kasabaya Mithymna da deniliyor. Hayat dolu sokakları ve sokaklardaki sevimli dükkanları gezerek keyifli vakit geçirebilirsiniz.
13. yy.’da inşa edilmiş ve o zamanların en önemli kalelerden biri olan Molivos Kalesi bu kasabın simgesi. O zamanlarda önemli bir savunma alanı olan Molivos Kalesi, günümüzde ise Molivos’ta kültürel etkinliklerin gerçekleştirildiği yerdir.
Adanın güzel sahillerinden biri olan Molivos Plajı, kum ve çakıl taşlarından oluşan plajı ile adayı ziyaret edenlerin gözdesi oluyor. Şezlong ve şemsiye hizmeti alabileceğiniz gibi su sporları imkanları da bulunmaktadır. Mavi bayraklı Molivos Plajı’nın çevresinde çeşitli restoranlar, kafeler ve barlar bulunmaktadır.

Plomari

Midilli adasının en büyük ikinci kasabası olan Plomari, tarihî evleri, küçük tavernaları ve el değmemiş plajlarıyla bakirliğini korumayı başarmış sakin bir semt. “Eski Şehir” olarak isimlendirilen bölgesinde dolaşarak Yunan mimarisini gözlemleyebilirsiniz.
Aynı zamanda Plomari, Midilli adasındaki uzo fabrikalarının konumlandığı bölge. Yunanistan’da ilk uzo Plomari’de üretilmiştir. Türkler tarafından en çok tercih edilen uzo markası Barbayanni’nin Plomari’de fabrikası mevcut. 150 yıllık bu fabrikayı gezerek uzonun tarihi, üretim aşamaları hakkında bilgi edinebilir bir yandan da uzo tadımlarına katılabilirsiniz. Plomari’de üretilen uzoların lezzetinin diğer yerlerde üretilenlerden farklı olmasının sebebinin bölgedeki kaliteli su kaynağı ve yetişen nitelikli anason olduğu söylenmektedir.
Plomari’de bulunan Aghios Isidoros Plajı deniz kum tatili planlayanları mutlu edecektir. Ayrıca adanın yine güneyinde bulunan Vatera Plajı da adada bulunan güzel plaj alternatiflerindendir.

Skala Skamnias

Skala Skamnias, Midilli Adası’nın meşhur balıkçı kasabasıdır. Yunancada dut ağacı anlamına gelen Skamnias, adını köyde bulunan dut ağaçlarından almış. Lepetimnos Dağı’nın eteklerine konumlanmış köyün simgesi olan kilise ise deniz kenarında kayalıklar üzerine oturmaktadır. Kasabanın sahil kısmı, adanın en kuzeyi olduğu için Türkiye’ye oldukça yakın. Küçük bir limanı bulunan Skala Skamnias köyünde bir kaç tane kafe ve restoran bulunmaktadır. Oldukça küçük olan bu köyü, taze deniz ürünleri yemek için ziyaret edebilirsiniz.

Kalloni

Adanın ikinci merkezi olan Kalloni, sardalyasıyla meşhur. Dünyanın dört bir yanından kuş gözlemcilerini ağırlayan Kalloni’de dürbünlerinizi alıp bu tecrübeyi deneyimleyebilirsiniz. Moni Limonos Manastırı, kasabanın tarihi yapılarından biri. 1526 yılında inşa edilmiş manastır adanın önemli dini anıtlarından biridir. Köyün meydanında taverna, pastane ve kafeler bulabilirsiniz.
Köyün sahil kısmında bulunan Skala Kalonis Plajı, şezlong ve şemsiye oldukça güzel bir plaj. Büyük bir alana konumlanmış plaj da su sporları imkanı da bulabilirsiniz. Kumsalda dolaşan pelikanlar da ilginizi çekecektir.

Eressos

Eressos, Antik Çağ’dan kalma yerleşim alanları, plajı ve deniz kenarındaki restoranlarıyla keyifli vakit geçirebileceğiniz bir kasaba. Merkez kısmı sahilden uzakta kalmakla birlikte sahil kısmına Skala Eressos deniliyor. Rüzgarı sebebiyle rüzgar sörfü yapanların ilgi odağı olan sahil kesiminde kafeler de yer almaktadır. Volkanik arazisi ve tepeleriyle ünlü Eressos Plajı denize girmek için iyi bir alternatiftir. Ünlü Yunan şair Sappho’nun doğduğu kasaba olan Eressos, eşcinsellerin de tercih ettiği bir kasaba. Kadınlara yazdığı aşk şiirleri ile bilinen lezbiyen şairin, “lezbiyenlik” kavramının temellerini attığına inanılıyor. Şairin Eressos sahilinde heykelini görebilirsiniz. Adada her yıl düzenlenen Lezbiyen Festivali Eressos’ta gerçekleşmektedir. Bu sebeple eşcinsellerin de tatil çok tercih ettiği bir bölgedir Eressos.

Mantamados

Mantamados köyü, adanın mandıralarıyla ünlü otantik köyüdür. Süt ve süt ürünlerinin özellikle de peynirin en iyisini, ada içinde burada bulacağınız söylenir. Bizdeki eski kaşara benzeyen, kızartarak tüketebileceğiniz Ladotiri peynirini denemeyi ihmal etmeyin. Köyün merkezinde bulunan dükkanlarda çeşit çeşit peynir bulabilirsiniz. Çeşitli seramik ürünlerini bulabileceğiniz dükkânlarda, sanatçıların çalışmalarını da izleyebilirsiniz.
Taksiarhis Manastırı, kasabanın tarihî yerlerindendir. Melek Taburları’nın kumandanı olan Aziz Taksiarhis’e adanan Manastır’ın hikâyesine göre, korsanlar tarafında saldırıya uğrayan manastırda tek sağ kalan rahip, ölenlerin kanlarının bulandığı toprak ve mum ile Taksiarhis’in ikonasını yapar. Bu ikona ise Manastır’ın içinde sergilenmektedir. Fotoğraf çekiminin yasak olduğu unutulmamalıdır.
Mantamados’tan yaklaşık 15 km uzaklıktaki Agia Paraskevi Zeytinyağı Müzesini de görülecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Sigri

Sigri, adadaki diğer kasabalara göre daha sessiz, sakin ve küçük bir yerleşim alanıdır.
Osmanlılar tarafından inşa edilmiş Sigri Kalesi, Sigri’nin güzel manzarasını seyretmek için güzel bir yer. Kaledeki gezintinin ardından, Sigri’yi ve körfezi izleyebilirsiniz. Sigri’de kale manzarasında denize de girebilirsiniz. Sigri Plajı’nda şezlong hizmeti bulunmadığını bilerek gitmenizde fayda var. Bulduğunuz ağacın gölgesine havlu sermek durumunda olduğunuz için çok sıcak vakitlerde zorluk yaşayabilirsiniz.
Sigri’de bulunan Midilli Taşlaşmış Ormanı Doğal Tarih Müzesi, volkanik aktivite sonucu taşlaşmış ormanın kalıntılarını sergilemektedir. UNESCO tarafından koruma altında olan bu alanda çalışmalar halen devam etmektedir. Avrupa’nın en büyük fosilleşmiş ağacı burada bulunmaktadır. Yolunuz adanın batısına doğru düşerse Sigri Fosil Orman Müzesi ve Parkı’nı ziyaret etmelisiniz.

Agiasos

Olimpos Dağı’nın yamacına kurulmuş Ayasos Köyü (Agiasos), geleneksel mimarisiyle ve eşsiz doğasıyla gelenlerin beğenisini kazanıyor. Rengârenk Yunan evleriyle, Arnavut kaldırımlarıyla dokusunu korumuş bu köyde Ortodokslar için önemli bir kilise olan Meryem Ana’nın evi olarak nitelendirilen Panaghia Kilisesi bulunmaktadır. Kilisenin çevresinde asmaların altında bulunan kafelerden birinde oturarak çevreyi izleyebilirsiniz.
Sokaklarında seramik ve tahta işlerini satan dükkânlar, köy sakinlerinin el sanatlarına verdiği önemi göstermektedir. Birbirinden şirin dükkanlarda alışveriş yapmasanız bile ürünleri incelerken güler yüzle karşılanacaksınız. Köyün çarşısında vakit geçirebilir, kahvelerinde soluklanabilirsiniz.
Köy, bol miktarda bulunan kestane ağaçlarıyla, her yıl kasım düzenlenen Kestane Festivali’ne ev sahipliği yapmaktadır. Kestane bahçelerinde yürüyerek kestane toplayabileceğiniz bu festival, güzel bir açık hava aktivitesi olabilir.

Akdeniz mutfağını en güzel temsil eden yerlerden birisidir Midilli. Yunanistan genelinde en kaliteli zeytinyağı buradan çıkar. Yemeklerin genelinde de bu zeytinyağı kullanıldığı için sofralar çok lezzetlidir. Adadaki tavernalar, ouzo eşliğinde sunulan birçok mezeye ve deniz mahsulüne ev sahipliği yapmaktadır. Rakıseverlerin, Midilli'nin Plomari şehrinde üretilen Ouzo’nun tadına bakmadan dönmemeleri gerekir. Adanın süt ürünleri de oldukça lezzetli. Ayvalık’la çok fazla ortak tadı yakalayabileceğiniz peynirlerden denemelisiniz. Çoğu restoranda menülerde Türkçe seçeneğini bulabileceksiniz, zaten tatların da benzer olduğunu düşünürsek kendinizi çok da yabancı bir mutfakta hissetmeyeceksiniz. Adadaki birçok restoran deniz ürünleri konusunda çok başarılı, şarapta ahtapot ise adada çok popüler. Ayrıca tuzlanmış balık konusunda da oldukça uzman restoranlar bulunmaktadır. Her çeşit balığın tuzlanmışını bulabilirsiniz. Midilli’ye gelmişken mutlaka deneyin.

Geleneksel Yunan yemeklerini denemek isterseniz, Midilli Adası bunun için doğru yerdir. Birçok Yunan restoranı bulabilir ve bunlardan memnun ayrılabilirsiniz.

Adaya gelmişken Yunan döneri gyros’u da deneyebilirsiniz. Ayrıca deniz ürünleri ile arası olmayanlar için birçok et restoranı alternatifi de bulunmaktadır.

Adada birbirinden güzel taverna seçenekleri bulunmaktadır. Fiyat-performans ilişkileri oldukça başarılı olan bu tavernalarda keyifli bir akşam yemeği yemeden dönülmemelidir. Öyle lüks restoranlardan ziyade salaş ama kaliteli ortamlarla karşılanacaksınız.

Midilli özellikle deniz ürünleri konusunda çok başarılı bir yer. Nitekim insanlar buraya sadece yeme-içme seyahati için bile geliyorlar. Bu sebeple seyahatinizi hoş bir mutfakla taçlandıracağınıza emin olabilirsiniz.

Geleneksel kremalı tarçınlı Midilli böreği: Gece iştahınız açılır da bir şeyler atıştırmak isterseniz, Doğu Ege’nin en iyi kremalı ve tarçınlı böreği, bükülü, tuzlu pideler veya ballı lokma için rıhtımda olan börekçiye uğrayın.

Uzo: Yunanistan’ın frappeden sonraki milli içkisi uzo. (Frappe konusunda şaka yapıyor gibi görünsem de aslında gerçeği söylüyorum.) Ve uzonun en esaslı üretim yeri de Midilli adası. Midilli’deki uzo üretimi 1800’lerin başında gelişmiş. İsmi konusunda bir rivayet var: Osmanlı yönetimi sırasında içki yasağının hüküm sürdüğü zamanlarda rakının sadece ihracatına izin veriliyormuş. En büyük müşteri de Marsilya imiş. Marsilya’ya gidecek şişelerin üzerinde “Marsilya için üretilmiştir” manasına gelen “Uso Marseille” damgasının olması şartı varmış. İşte o uso, uzo’ya dönüşmüş.

Uzo’nun diğer anasonlu damıtma içkilerden farkı şu, Uzo’ya koku veren anason tohumları su ve alkol çözeltisine konulup damıtma öyle yapılıyor, diğer içkilere anason aroması damıtmadan sonra katılıyor. O nedenle uzodaki anason aroması daha yumuşak oluyor imiş. Şu an “uzo” tescilli bir isim ve sadece Yunanistan’da belli şartlarda üretildiğinde bu ismi alabiliyor. Midilli uzosu 1000 litreyi geçmeyen küçük imbiklerde yapılıyor. 56 adet imbikhane (dolayısıyla marka) var ve hepsi geleneksel yöntemlerle yapılıyor. En meşhur marka, “Barbayanni.” 

Sardalye: Adanın içine içine sokulmuş ve dar ağızları olan iki adet körfezi var Midilli’nin. Ve Midillililer bu körfezleri kirletmemeyi başarmış. Bol miktarda sardalye balığı çıkıyor. Bunları tuzlayıp lakerdalarını yapıyorlar. Sevimli konservede satılanlar işte bu tuzlanmış sardalyeler. Uzonun yanında iyi gittiği söyleniyor.

Kefalotiri peyniri: Tam çevirisi “Kelle peyniri.” Ancak Türkiye’deki kelle (Mihaliç) peyniriyle bir ilgisi yok. Koyun veya koyun-keçi karışık sütten yapılıyor. Olduktan sonra zeytinyağında bekletiliyor. 5 yıl dayandığı söyleniyor. Zaman içinde kızarıp lezzet kazanıyor. Tazesini de eskisini de kızartıp meze olarak veriyorlar. Üstüne limon döküp yiyorlar.

Reçel: Tuhaf tuhaf şeylerin reçelini yapıyorlar. Misal, Antep fıstığı reçeli.

Zeytinyağı: Ada’da 13 milyon zeytin ağacı var! Yunanistan’ın kişi başına zeytinyağı tüketimi 26 litre iken Midilli’de 35 litre. Çıkan bir yangında ağaçların hepsi yanmış. Fideler Edremit’ten gelmiştir.

Aktiviteler

Festivaller

Midilli Festivali

International Eressos Women’s Festival (Sappho Women): Her yıl eylül ayında gerçekleşir. Eressos doğumlu Yunan şair Sappho’nun lezbiyenlik kavramının temellerini attığına inanılır. Bu sebeple şairin doğum yeri olan Eressos’ta her yıl eşcinseller toplanarak çeşitli aktivitelerde keyifli vakit geçirmektedirler.
Uzo Festivali: Her yıl temmuz ayında Mytilene ve Plomari’de düzenlenen, 40’tan fazla uzo markasını bulabileceğiniz Uzo Festivali, Uzonun merkezi Midilli adasına gelmişken katılmak için güzel bir organizasyondur.
Kestane Festivali: Her yıl kasım ayında Agiasos’ta gerçekleşir. Midilli’nin tabiatıyla güzel köylerinden birinde, kestane ağaçlarının altında oksijen depolamak ve dilerseniz kestane toplamak için güzel bir aktivite olabilir.

Alısveris

midilli-alisveris

Midilli Adası hem içki hem de yemek açısından turistlere zengin seçenekler sunuyor.

Midillililer, köy meydanına oturup yöresel ev yemekleri, zeytinyağlılar, börekler ve kahvaltılarla ziyafet veriyorlar.

Midilli’nin şehir merkezinde olan Mytilene de Ermou alışveriş caddesi bulunmaktadır.

En güzel dükkânlar Ermou Caddesi’nde Ermou Caddesi (Odos Ermou) Mitilini’nin en eski caddesi. Kordon boyunun hemen paralelindeki cadde. Yeni limandaki kubbeli devasa kilisenin oradan başlıyor, eski limandaki camiinin orada bitiyor. Camii (Yeni Camii) ve hamamın olduğu yer eski Osmanlı çarşısı. Dükkânlar hâlâ minik minik. Şimdi daha çok dekoratif sanat ürünleri satılıyor.

Gece Hayatı

midilli-gece

Midilli Adası genel olarak sessiz sakin bir tatil imkânı sunar. Adada bulunan barlar, hareketli bir gece hayatı beklentisini karşılayamayabilir. Adada bulunan çeşitli meyhaneler, tavernalar akşamı karşılamak için ideal yerler. Mezelerinizi yiyip, uzonuzu içerken arkada çalan hoş bir müzikle sohbet edebilirsiniz. Adada bulunan beach-barlar da gece keyifli vakit geçirmek isteyenlere birer seçenektir.

Barların yanı sıra Midilli Adası, çeşitli sanatsal aktivitelere de ev sahipliği yapmaktadır. Seyahatinizi gerçekleştirdiğiniz döneme göre herhangi bir konsere denk gelme ihtimaliniz olabilir. Eğer otantik kalelerin içinde bir konsere veya sanatsal bir etkinliğe katılmak isterseniz, gitmeden önce adanın ajandasını kontrol etmenizde fayda var.